Hikaye, Miskatonic Üniversitesi’nden Jeolog William Dyer’ın, Antarktika’ya yapılması planlanan yeni ve büyük bir keşif gezisini engellemek amacıyla kaleme aldığı bir "uyarı raporu" niteliğindedir. Dyer, daha önce (1930 yılında) katıldığı ve felaketle sonuçlanan kendi gezilerinde, kamuoyuna açıklanmayan gerçekleri ifşa etmek zorundadır.
Keşif ekibi, sondaj makineleri ve uçaklarla Antarktika’nın buzla kaplı, haritalanmamış bölgelerine gider. Başlangıçta her şey bilimsel bir zafer havasındadır. Ancak grubun biyoloğu Profesör Lake, ana kamptan ayrılarak kuzeybatıya doğru bir uçuş gerçekleştirir ve burada, Everest’ten bile yüksek, uğursuz, siyah dağ sıraları keşfeder. Lake’in ekibi, bu dağların eteklerinde yaptıkları kazılarda, dünya üzerindeki hiçbir canlıya benzemeyen, hem bitki hem de hayvan özellikleri taşıyan, yıldız şeklindeki başlara sahip, 2 metre boyunda donmuş fosiller (veya cesetler) bulur. Lake, bu varlıkların evrim ağacında imkansız bir yerde durduğunu fark eder ve onlara "Eskiler" (The Elder Things) adını verir.
Ancak bir gece, Lake’in kampıyla telsiz bağlantısı aniden kesilir. Dyer ve ekibin geri kalanı, fırtına sonrası kampa ulaştıklarında korkunç bir manzarayla karşılaşırlar: Çadırlar parçalanmış, insanlar ve köpekler vahşice katledilmiş, bazı cesetler üzerinde otopsi benzeri kesikler açılmıştır. Daha da ürkütücüsü, bulunan "Eskiler"den bazıları kayıptır.
Olayı çözmek için Dyer ve asistanı Danforth, uçakla o uğursuz siyah dağları ("Deliliğin Dağları") aşmaya karar verirler. Dağların ardında, insanlık tarihinden milyonlarca yıl öncesine ait, devasa, geometrik açıdan insan zihnini zorlayan (Öklid dışı geometri) terk edilmiş bir taş şehir bulurlar. Labirentvari şehrin içinde yaptıkları keşif sırasında, duvarlardaki kabartmaları ve resimleri okuyarak Dünya’nın gerçek tarihini öğrenirler: "Eskiler", milyarlarca yıl önce uzaydan gelmiş, dünyadaki yaşamı yaratmış ve büyük medeniyetler kurmuşlardır. Ancak yarattıkları "Shoggoth" adı verilen şekilsiz, jelatinimsi köle varlıkların isyanıyla ve iklim değişikliğiyle yok olmuşlardır.
Dyer ve Danforth, şehrin derinliklerinde hayatta kalan son Eskiler'in de kafaları koparılarak öldürüldüğünü fark eder. Bu kadim ve üstün ırkı bile dehşet içinde öldüren şey, hala tünellerde dolaşan, protoplazmik bir kabus olan Shoggoth'tur. İkili, "Tekeli-li! Tekeli-li!" diye sesler çıkaran bu devasa kütleden kaçarken akıl sağlıklarını yitirme noktasına gelirler. Kaçışları sırasında Danforth geriye bakar ve gördüğü "şey" yüzünden kalıcı bir sinir krizi geçirir; gördüğü şeyi asla tam olarak anlatamaz ama bu, insanlığın bilmemesi gereken son sırdır.

