ANA SAYFA / YAZARLAR / Julio Cortazar

Julio Cortazar

📜 Hayatı ve Edebi Kişiliği

Julio Cortazar, 1914 yılında, I. Dünya Savaşı’nın patlak verdiği günlerde Brüksel’de, işgal altındaki bir Belçika’da dünyaya geldi. Babası Arjantin büyükelçiliğinde görevliydi. Savaşın gürültüsü ve top sesleri altında geçen ilk yılları, onun hayatı boyunca "düzen"den çok "kaos"a ve "oyun"a yakın hissetmesinin temeli olabilir. Savaş bitince ailesiyle birlikte Arjantin’e, Buenos Aires’in banliyösü Banfield’e döndü. Babası aileyi terk edince, annesi ve teyzesi tarafından büyütüldü.

Çocukluğu hüzünlü ve hastalıklı geçti; bu yüzden vaktinin çoğunu yatakta kitap okuyarak geçirdi. Henüz 9 yaşındayken o kadar karmaşık şeyler yazıyordu ki, annesi bunların başkalarından çalıntı olduğunu düşündü. Bu olay, yazarın iç dünyasına kapanmasına neden oldu. Öğretmenlik eğitimi aldı ve taşrada lise öğretmenliği yaptı. Ancak Arjantin’deki siyasi atmosferden, özellikle Juan Peron’un popülist ve baskıcı rejiminden (Peronizm) nefret ediyordu. Sokaklardaki hoparlörlerden yayılan gürültüden kaçmak, entelektüel bir nefes alabilmek için 1951 yılında, bir daha geri dönmemek üzere Paris’e taşındı.

Paris’te UNESCO için serbest çevirmenlik yaparak geçimini sağladı. Bu iş ona bolca boş zaman ve dünyayı gezme imkanı verdi. Neredeyse 2 metreye varan boyu, hiç yaşlanmayan "bebeksi" yüzü (dev bir bebeğe benzetilirdi), Jazz müziğine olan tutkusu ve boks maçlarına olan merakıyla Paris entelektüel çevrelerinin en renkli siması oldu. Edebiyatta "fantastik" öykülerin ustasıydı; yazdığı kısa öykülerde, günlük hayatın içinde aniden beliren olağanüstü durumları (trafiğin hiç açılmaması, bir adamın kazak giyerken içinde kaybolması gibi) işledi.

1963 yılında yayımladığı Seksek (Rayuela), edebiyat dünyasında bir atom bombası etkisi yarattı. Romanı bir "oyun" haline getirmesi, okuyucuyu pasif bir izleyici olmaktan çıkarıp "suç ortağı" yapmasıyla devrim yarattı. Latin Amerika edebiyatının "Boom" kuşağının en önemli dört isminden biri oldu. Hayatının son dönemlerinde siyasi bilinci daha da keskinleşti; Küba Devrimi’ni ve Nikaragua’daki Sandinista hareketini aktif olarak destekledi, telif haklarını direnişçilere bağışladı.

Cortazar, 1984 yılında Paris’te lösemi (bazı kaynaklara göre ise o dönem adı konmamış AIDS şüphesi) nedeniyle hayatını kaybetti. Mezarı, Paris’teki Montparnasse Mezarlığı’ndadır ve sevenleri hala mezar taşına, romandaki o meşhur oyunu simgeleyen taşlar ve şarap kadehleri bırakır.

Kütüphanemizdeki Eserleri

Konular

Tüm konular ve yanıtlar herkese açıktır. Konu açmak veya yanıtlamak için giriş gerekir.

Henüz konu yok. İlk konuyu siz açın.

Konu aç