Roman, Azor Adaları'nın "Üçgen" denilen grubunda (Faial, Pico ve São Jorge adaları) ve özellikle bu adalar arasındaki "Kanal"da geçer. Hikaye, adanın en köklü ama artık ekonomik olarak çökmüş aristokrat ailesi Clark Dulmo'ların etrafında döner.
Başkahraman Margarida Clark Dulmo, gururlu, tutkulu ama ailesinin onurunu korumakla kendi mutluluğu arasında sıkışmış genç bir kadındır. Ailesi, özellikle otoriter babası Roberto ve hayalperest ama iflas etmiş balina avcısı amcası Diogo, eski şaşaalı günlerin özlemiyle yaşar. Ancak gerçekte paraları bitmiştir ve sosyal statülerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadırlar.
Margarida, fakir ama dürüst bir öğretmen olan, alt sınıftan gelen Joao Garcia 'ya aşıktır. Bu aşk, Margarida için hem bir kaçış hem de bir isyandır. Ancak adanın katı sosyal kuralları ve ailesinin beklentileri bu aşka izin vermez. Ailesi, Margarida'nın zengin, toprak sahibi, sonradan görme ama güçlü bir ailenin oğlu olan André Barreto ile evlenmesini ister. André, kaba saba, materyalist ve kıskanç bir adamdır; ancak Clark Dulmo ailesini iflastan kurtaracak tek "can simidi" odur.
Roman boyunca "Kanalda Kötü Hava" (fırtına), sürekli bir tehdit olarak hikayeye eşlik eder. Bu fırtına sadece gemileri batıran bir doğa olayı değil, Margarida'nın ruhundaki çalkantıdır. Margarida, João Garcia ile kaçma planları yapar, gizli buluşmalar ayarlar ama her seferinde "ada kaderi" (Açorianidade) onu geri çeker. Adalı olmanın verdiği o görünmez zincirleri kıramaz.
Kitap, aristokrasinin çürüyüşünü, balina avcılığının zorluğunu ve ada siyasetini detaylıca işlerken; Margarida'nın yavaş yavaş boyun eğişini anlatır. Bir "fırtınalı" gecede, Margarida'nın direnci kırılır. Toplumsal baskı galip gelir. Sevdiği adamı (João) kalbine gömerek, nefret ettiği adamla (André) evlenmeyi kabul eder. Bu evlilik, ailenin kurtuluşu ama Margarida'nın ruhsal ölümüdür. Roman, Margarida'nın fırtınalı kanala bakıp, kaderini kabullendiği hüzünlü bir teslimiyetle biter.

