ANA SAYFA / YAZARLAR / Nikolay Gogol

Nikolay Gogol

📜 Hayatı ve Edebi Kişiliği

Gogol, 1809 yılında Ukrayna’da, Kazak geleneklerinin ve halk masallarının hala canlı olduğu bir coğrafyada doğdu. Babasının amatör bir oyun yazarı olması, onun tiyatroya ve dramaturjiye olan ilgisini erken yaşta tetikledi.

1828’de, büyük umutlarla ve bir "dünya değiştirme" arzusuyla St. Petersburg’a geldi. Ancak başkent, ona beklediği ihtişamı sunmadı. Sıradan bir devlet memuru olarak çalışmak zorunda kaldı. Bu dönemde yaşadığı aşağılanma, bürokrasinin soğuk yüzü ve küçük memurların görünmezliği, ileride dünya edebiyatını sarsacak olan "Palto" ve "Burun" gibi eserlerinin temelini oluşturdu.

Gogol’un hayatındaki en önemli kırılma noktası, Alexander Puşkin ile tanışmasıdır. Puşkin, Gogol’daki dehayu ilk fark edenlerdendi. Hatta rivayet olunur ki, Gogol’un en büyük iki eseri olan "Müfettiş" ve "Ölü Canlar" ın ana fikirlerini bizzat Puşkin ona vermiştir.

Gogol, ilk başlarda Ukrayna köy hayatını anlatan neşeli ve fantastik öykülerle (Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları) tanınsa da, asıl gücünü "grotesk realizm" dediğimiz, gerçeği çarpıtarak daha görünür kılan tarzında buldu.

Gogol’un eserleri Rus toplumuna tutulmuş dev bir aynadır. Ancak bu ayna, hataları olduğu gibi değil, karikatürize ederek gösterir:

  • Müfettiş: Çarlık Rusya’sındaki yolsuzluğu, rüşveti ve bürokrasinin aptallığını öyle bir tokat gibi çarptı ki, oyun sahnelendiğinde Çar I. Nikolay bile "Burada herkes payını alıyor, en çok da ben!" demiştir.

  • Ölü Canlar: Rus serfliğini ve toprak sahiplerinin çürümüşlüğünü anlatırken, aslında insan ruhunun "ölü" taraflarını tasvir ediyordu. Gogol bu eseri Rusya’nın İlahi Komedya'sı olarak kurgulamıştı.

Gogol’un hayatının son on yılı, derin bir dini mistisizm ve ruhsal bir çöküşle geçti. Ölü Canlar'ın ikinci cildinde Rusya’ya bir "kurtuluş yolu" göstermek istiyordu ancak yazmaya çalıştığı "ideal ve erdemli Rusya" tasviri, onun gerçekçi kalemiyle bir türlü uyuşmuyordu.

Roma’da yaşadığı yıllarda dinciliğe iyice saplandı. Yanlış yönlendirmeler ve aşırı dindarlık, onu kendi dehasına düşman etti. 24 Şubat 1852 gecesi, bir cinnet anında, yıllarını verdiği Ölü Canlar'ın ikinci cildinin taslaklarını şömineye atarak yaktı. Bu olaydan kısa bir süre sonra, ağır bir oruç ve tıbbi yöntemlerin (sülük tedavisi gibi) işkencesi altında, 42 yaşında hayatını kaybetti.

Dostoyevski’ye atfedilen (ancak aslında Fransız bir eleştirmene ait olan) meşhur bir söz vardır: "Hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık." Bu cümle, Gogol’un modern edebiyat üzerindeki etkisini özetler.

  • Sıradan, küçük insanı (küçük memuru) edebiyatın merkezine koymuştur.

  • Realizmi, fantastik ve absürt unsurlarla harmanlayarak Kafka’dan tutun da bugün birçok modern yazara kadar yol açmıştır.

  • Gülme ile ağlama arasındaki o ince çizgiyi (kara mizahı) dünya edebiyatına kazandırmıştır.

Kütüphanemizdeki Eserleri

Konular

Tüm konular ve yanıtlar herkese açıktır. Konu açmak veya yanıtlamak için giriş gerekir.

Henüz konu yok. İlk konuyu siz açın.

Konu aç