Nathaniel Hawthorne
📜 Hayatı ve Edebi Kişiliği
Nathaniel Hawthorne, 19. yüzyıl Amerikan edebiyatının ahlaki, psikolojik ve teolojik sınırlarını en keskin biçimde çizen, Amerika’nın kendi geçmişiyle (özellikle Püriten mirasıyla) yüzleşmesini sağlayan en önemli yazarlardan biridir. 4 Temmuz 1804’te Salem, Massachusetts’te doğmuştur. Hayatı ve edebiyatı, soyadı üzerinde yaptığı küçük bir değişiklikle dahi kendini belli eden derin bir "suçluluk" ve "kefaret" duygusuyla şekillenmiştir. Atalarından John Hathorne, 1692 Salem Cadı Mahkemeleri'nde idam kararlarını veren ve bundan asla pişmanlık duymayan tek yargıçtır. Hawthorne, ailesinin bu karanlık ve dogmatik geçmişinden duyduğu utanç ve tiksinti nedeniyle, soyadına bir "w" harfi ekleyerek (Hathorne'dan Hawthorne'a) kendi kan bağıyla sembolik bir kopuş yaşamıştır. Bu tarihsel yük, eserlerindeki "ataların günahı", "kolektif vicdan" ve "bireysel yalıtılmışlık" temalarının felsefi zeminini oluşturur.
Eğitimini Bowdoin College’da tamamlayan Hawthorne, burada geleceğin ABD Başkanı Franklin Pierce ve ünlü şair Henry Wadsworth Longfellow ile ömür boyu sürecek dostluklar kurdu. Mezuniyetinin ardından, kendini 12 yıl boyunca annesinin evindeki bir odaya kapatarak ("baykuş yuvası" olarak adlandırdığı bu dönemde) okumaya, yazmaya ve Püriten tarihinin karanlık sayfalarını incelemeye adadı. Bu yoğun içe dönüş ve izolasyon süreci, onun insan zihninin karanlık köşelerini tahlil etme yeteneğini keskinleştirdi.
1840'larda, dönemin yükselen felsefi akımı Transandantalizm'in uygulandığı ütopik bir komün olan Brook Farm'a katıldı. Ancak insan doğasının salt iyiliğine ve toplumsal mükemmelleşmeye inanan bu aydınlık felsefe, Hawthorne'un insan ruhundaki "kötülük kapasitesine" dair köklü inancıyla çatıştı. Bu komünden hayal kırıklığıyla ayrılarak, insan doğasının kusurluluğunu ve günahın kaçınılmazlığını savunan "Karanlık Romantizm"in (Dark Romanticism) en güçlü kalemi haline geldi. Melville (Moby Dick'i ona adamıştır) ve Poe ile birlikte Amerikan edebiyatının karanlık üçlüsünü oluşturdu.
Hayatının çeşitli dönemlerinde gümrük memurluğu ve Amerikan konsolosluğu (İngiltere'de) gibi bürokratik görevlerde de bulunan Hawthorne, eserlerinde her zaman bireyin toplumsal normlar, dini dogmalar ve kendi vicdanı arasındaki ezici çatışmayı işledi. Edebiyatı, basit ahlaki dersler vermekten ziyade, iyilik ve kötülüğün iç içe geçmiş, karmaşık doğasını gösteren bir tür psikolojik kazı çalışmasıdır.
Kütüphanemizdeki Eserleri
Konular
Tüm konular ve yanıtlar herkese açıktır. Konu açmak veya yanıtlamak için giriş gerekir.
Henüz konu yok. İlk konuyu siz açın.
Konu aç
Konu açmak için giriş yapın.

