ANA SAYFA / YAZARLAR / John Keats

John Keats

📜 Hayatı ve Edebi Kişiliği

John Keats (1795–1821), dünya edebiyat tarihinde yeteneğini bu kadar kısa bir ömre sığdırıp İngiliz dilinin en büyük lirik dehalarından biri olarak kanonlaşmış eşsiz bir figürdür. Lord Byron veya Percy Bysshe Shelley gibi aristokrat veya varlıklı bir aileden gelmeyen Keats, Londra'da bir han ve at ahırı işletmecisinin oğlu olarak doğmuştur. Sekiz yaşındayken babasını attan düşme sonucu, on dört yaşındayken ise annesini veremden (tüberküloz) kaybetmiş; ölüm bilinci onun zihnine çocuk yaşta kazınmıştır. Ailesinin koruyucuları onu edebiyattan uzaklaştırmak için tıp eğitimine yönlendirmiş, Keats Guy's Hospital'da cerrah ve eczacı yamağı olarak ciddi bir tıp eğitimi almış ve lisansını kazanmıştır. Ancak ameliyatların anestezi olmadan yapıldığı o kanlı ve acı dolu hastane odalarından kaçarak hayatını tamamen şiire adamıştır.

Keats'in edebi hayatı, dönemin muhafazakar ve aristokratik edebiyat dergileri (özellikle Blackwood's Magazine) tarafından acımasızca saldırıya uğramasıyla başlamıştır. İşçi sınıfı kökeni ve tıp geçmişi nedeniyle onu küçümseyen eleştirmenler, onu "Cockney School" (Avam Okulu / Taşralı Okulu) adlı alaycı bir kategoriye dahil etmiş ve "Şiiri bırakıp eczacı dükkanına dönmesini" tavsiye etmişlerdir. Bu saldırılara rağmen Keats, edebiyat felsefesindeki en büyük icadı olan "Negatif Yetenek" (Negative Capability) kavramını geliştirmiştir. Ona göre büyük bir şair, kendi egosunu ve mantıksal kesinlik arayışını sıfırlayabilen, belirsizlikler ve şüpheler içinde rahatça kalabilen, bir nesnenin (bir kuşun veya bir vazonun) doğasına tamamen sızıp o olabilen kişidir.

1818 yılının sonlarında, kardeşi Tom'u ailenin laneti olan veremden kaybetmiş ve bu süreçte kendisine de aynı hastalığın bulaştığını anlamıştır. Giderek yaklaşan kesin ölümün bilinciyle ve komşusu Fanny Brawne'a duyduğu imkansız (parasızlık ve hastalık yüzünden asla evlenemeyecekleri) aşkın ateşiyle, 1819 yılının ilkbahar ve sonbahar aylarında edebiyat tarihinin en büyük üretim patlamalarından birini yaşamış ve "Büyük Odlar"ı yazmıştır. 1820'de sağlığı tamamen çökünce, ılıman iklimin iyi geleceği umuduyla arkadaşı ressam Joseph Severn ile birlikte Roma'ya gitmiştir. Ancak hastalık ciğerlerini tamamen parçalamış ve Keats, 23 Şubat 1821'de henüz 25 yaşındayken Roma'da İspanyol Merdivenleri'nin yanındaki küçük bir odada boğularak can vermiştir. Mezar taşına, tarihin en acı edebi vasiyetlerinden biri olarak şu cümleyi yazdırmıştır: "Burada adı suya yazılmış biri yatıyor."

Kütüphanemizdeki Eserleri

Konular

Tüm konular ve yanıtlar herkese açıktır. Konu açmak veya yanıtlamak için giriş gerekir.

Henüz konu yok. İlk konuyu siz açın.

Konu aç