Odas Elementales (Basit Şeylere Övgüler), edebiyat tarihinde Antik Yunan'dan beri kralları, tanrıları, olimpiyat şampiyonlarını veya yüce duyguları yüceltmek için kullanılan "Od" (Övgü/Güzelleme) formunun radikal bir şekilde tersyüz edilmesidir. Neruda, 1950'li yıllara gelindiğinde hem erken döneminin o karanlık ve kapalı sürrealizminden hem de orta döneminin ağır, kanlı ve fazla sloganvari siyasi epiklerinden yorulmuştur. Venezuela'da geçirdiği bir dönemde, sade insanlara, sade nesnelere dair, herkesin okuyup anlayabileceği ve gazetelerde tefrika edilebilecek şiirler yazmaya karar verir. Bu kitabın doğuş felsefesi; şiiri burjuva salonlarından ve aydınların kütüphanelerinden çıkarıp, sıradan halkın mutfak masasına, ekmeğin ve soğanın yanına koymaktır.
Eserin felsefi çekirdeği materyalizmdir. Neruda, nesnelerin (maddenin) insan hayatındaki işlevini ontolojik bir zemine oturtur. Bir soğana yazdığı odda (Oda a la cebolla), soğanı toprağın altında parlayan bir mucize, yoksulların sofrasındaki tanrısal bir gıda olarak ele alır. Soğan sadece bir sebze değildir; gözyaşı şeklindedir ama hüznü değil, hayatın diriliğini temsil eder. Domatese yazdığı odda (Oda al tomate), mutfak tezgahında doğranan domatesi, yaz mevsiminin kanaması, güneşin bedene girmesi olarak tasvir eder. Enginar, yapraklarından bir zırh giymiş, kalbini koruyan barışçıl bir askerdir. Bu betimlemeler, nesnelere çocuksu bir hayretle (animizm) can verir.
Neruda, sadece doğanın ürünlerine değil, insan emeğinin yarattığı basit eşyalara da övgüler dizer. Eserin en meşhur parçalarından olan "Çoraplarıma Övgü" (Oda a los calcetines), şaire hediye edilen bir çift koyun yünü çorabı konu alır. Şair, bu çorapları giydiğinde ayaklarının iki balığa, iki yünlü köpeğe, iki göksel topa dönüştüğünü hisseder. Çoraplar o kadar güzeldir ki, şair onları giyerek eskitmeye kıyamaz, ancak finalde ulaştığı ahlaki ve estetik sonuç kesindir: Nesneler kullanılmak, kışın üşüyen ayakları ısıtmak için vardır. Bir nesnenin güzelliği, onun faydasından ayrılamaz.
Kitap, tipografik olarak da bir manifestodur. Neruda şiirleri sayfaya yatay ve uzun dizeler halinde değil, tek kelimelik dikey merdivenler şeklinde yerleştirir. Bu "dikey yapı", tıpkı topraktan filizlenen bir tohumun yukarı doğru büyümesi veya havadan düşen bir damlanın yere inmesi gibi organik bir hareketi taklit eder.
Odas Elementales, siyasetin, savaşların ve felsefi krizlerin yorduğu modern insana, yaşamanın en temel gerekçelerini (yemeyi, içmeyi, dokunmayı, sıcaklığı) hatırlatan devasa, neşeli ve komünist bir dua kitabıdır. Madde, bu kitapta ruhun yerini almış ve kutsanmıştır.

