Hanno’nun Libya Seferi (Periplus)
M.Ö. 475 Kartaca
§ 1 — Çıkış. Kartaca Senatosu, Hanno’ya Herkül Sütunları’nın ötesinde Libyofenike şehirleri kurma görevi verir. Elli kürekli altmış gemi, yaklaşık otuz bin kadın ve erkek, buğday ve erzakla yola çıkar.
§ 1–2 — Akdeniz’den Atlas Okyanusu’na geçiş. «Sütunları geçtikten sonra ilerlemeye devam ettik…»
§ 2 — Sütunlardan iki günlük yelken sonrası kurulan ilk şehir; büyük bir ovanın ortasında. Klasik özdeşleştirme: Mehdya (Sebou ağzı civarı, Fas).
§ 3 — Thymiaterion’dan batıya yelken; Libya’nın ağaçlarla kaplı burnu Soloeis. Yaygın Afrika özdeşleştirmesi: Cap Cantin / Ras Beddouza (Fas Atlantik kıyısı).
§ 4 — Soloeis’te Poseidon’a sunak; ardından yarım gün doğuya ilerleyerek denize uzak olmayan, sık sazlıklı bataklığa varış. «Fil sürüleri ve diğer vahşi hayvanlar büyük kitleler halinde otlanıyordu.»
§ 5 — Bataklıktan bir günlük yelken sonra denize kurulan Libyofenike şehirlerinden ilki: Karikon Teichos («Karya Suru»).
§ 5 — Karikon Teichos ile Akra arasında kurulan Gytta karakolu.
§ 5 — Akra (Acra) — koloniler zincirinde üçüncü yerleşim.
§ 5 — Melitta — koloniler zincirinde dördüncü durak.
§ 5 — Arambys. Sıkça modern Essaouira / Mogador adasıyla özdeşleştirilir.
§ 6 — Libya’dan (Afrika) doğan büyük nehir Lixus; kıyıda göçebe Liksitler. Arkeolojik Lixus, Larache yakınlarındadır.
§ 7 — İçe doğru Habeşler, yırtıcı hayvanlar ve «atlardan hızlı» mağara adamları anlatılır.
§ 8 — Liksit tercümanlarla ıssız kıyı boyunca on iki gün güney, bir gün doğu; çevresi on beş stadia ada. Yerleşip Kerne adını verdiler; Kartaca–Sütunlar ile Sütunlar–Kerne sürelerinin eşit olduğu iddiası. Yaygın özdeşleştirme: Ras Nouadhibou / Île de Herne civarı (Moritanya).
§ 9 — Chretes adlı büyük nehirden geçilerek içinde Kerne’den büyük üç ada bulunan göle varış. Gölün ötesinde vahşi hayvan postu giyen, taşıyarak karşı koyan insanlar.
§ 10 — Daha büyük ve geniş bir nehir; «timsahlar ve suaygırlarıyla dolu». Sonra Kerne’ye dönüş.
§ 11 — Kerne’den güneye on iki gün. «Bu kıyılar, bizi görünce kaçan ve bizi beklemeyen Habeşlerle meskundu.» Liksit tercümanlar dillerini anlamıyordu.
§ 12 — Son günde ulu, ormanlık dağlar; «ağaçların odunları mis kokulu ve çeşitli türlerdendi.»
§ 13 — İki gün dağların etrafından yelken; denizin genişlediği açıklık, her iki yakada düzlükler. Gece «kimi zaman yükselip kimi zaman alçalan» ateşler.
§ 14 — Beş günlük seyir sonrası tercümanların «Batı Boynuzu» dediği büyük körfez. Ada içinde lagün, lagün içinde ada; gece flüt, zil, davul ve gürültü; kâhinler terk emri verir.
§ 15 — «Denize doğru büyük ateş sellerinin aktığı», mis kokulu ama alevler içindeki ülke; sıcaktan karaya yaklaşılamıyor.
§ 16 — Dört gün sonra gece karayı alevler içinde gördüler; gündüz «Tanrıların Arabası» denilen çok yüksek dağ.
§ 17 — Ateş selleri boyunca üç gün; «Güney Boynuzu» körfezi.
§ 18 — Körfez içinde gölü olan ada; kıllı «vahşi insanlar», tercümanların «Gorillai» dediği varlıklar. Üç dişi öldürülüp derileri yüzülerek Kartaca’ya götürülür. Erzak bitince sefer sona erer.
