Epigrammata, kelimenin tam anlamıyla antik Roma metropolünün dedikodu dergisi, duvar yazısı ve sokak röportajlarının edebi bir derlemesidir. Yunan edebiyatında mezar taşlarına yazılan kısa yazılar veya küçük zarif aşk şiirleri olarak başlayan epigram türü, Martialis'in elinde kısa, zehirli, müstehcen ve sivri dilli bir kent edebiyatına dönüşmüştür. Martialis'in edebiyat felsefesi oldukça nettir: Mitolojik masallara, uçan atlara veya kan ağlayan trajedilere karnı toktur. O, kitabının "insan koktuğunu" (hominem pagina nostra sapit) ilan eder.
Eser, Roma'nın tüm sosyal sınıflarına acımasız bir ayna tutar. Ancak Juvenalis gibi ahlaki bir çürüme karşısında sinir krizleri geçirmez; o, çürümeyi izlerken elinde şarap kadehiyle kıkırdayan adamdır. Şiirlerinde, sırf zengin olduğu için çok komikmiş gibi fıkralarına gülünen patronları, dışarıda iffet taslayıp evde her türlü sapkınlığı yapan filozof kılıklı senatörleri, kötü şiirler yazıp bunu parayla zorla insanlara dinleten sözde şairleri hedefe koyar. Juvenalis yozlaşmışların eski isimlerini veya uydurma isimlerini verirken, Martialis bu kişileri teşhir eder ama hukuki beladan kaçınmak için zekice bir taktik izler: "İnsanları bağışla, sadece kötülüklerine saldır." Karakterlerin isimleri uydurmadır (Postumus, Sabidius, Chloe vb.), ancak Roma sokaklarındaki herkes o ismin altında kimin yattığını çok iyi bilirdi.
Eserin anatomisi büyük ölçüde gündelik yaşamın pragmatizmine dayanır. Şiirlerin büyük bir kısmı, zengin patronlardan hediye, para veya güzel bir akşam yemeği koparmak için yazılmış zekice dilencilik metinleridir. Bir patron ona kötü, delik deşik bir toga (kıyafet) hediye ettiğinde, Martialis bir epigram yazarak o kıyafeti tüm Roma'ya rezil eder. Kitaptaki bir diğer önemli damar ise cinsel ikiyüzlülüktür. Antik Roma'nın cinselliğe bakış açısını günümüzün steril ahlakıyla anlamak imkansızdır; Martialis kadınların, erkeklerin, kölelerin ve efendilerin yatak odalarına fütursuzca girer, fiziksel kusurlarla ve bedensel işlevlerle acımasızca alay eder.
Martialis'in tekniğinin kalbi, "beklenmedik son"dur. Genellikle bir durumu veya bir karakteri överek veya çok sıradan bir olay anlatarak başlar, okurun dikkatini dağıtır ve son iki kelimede beklenmedik, çoğu zaman bel altı veya son derece zeki bir kırılma yaşatarak esprisini patlatır. Epigrammata, mermerden yapılmış o asil Roma imajının üzerine çekilmiş, gerçek, terli, küfürbaz ve son derece zeki bir sokak grafitisidir.

