David Foster Wallace'ın başyapıtı Sonsuz Şaka, geleneksel bir özetten ziyade bir "durum ve atmosfer" bütünüdür. Hikaye, alternatif bir yakın gelecekte, Kuzey Amerika ülkelerinin (ABD, Kanada ve Meksika) birleşerek O.N.A.N. (Organization of North American Nations) adlı bir süper devleti oluşturduğu distopik bir dünyada geçer. Çevresel felaketler sonucu Kuzeydoğu Amerika ve Güney Kanada'nın büyük bir kısmı zehirli atık bölgesi (Büyük İçbükey) haline gelmiştir.
Romanın merkezinde, izleyen herkesi o kadar büyük bir haz ve mutluluk krizine sokup felç eden, izleyicinin yemek yemeyi veya hareket etmeyi bile unutup sonunda ölmesine neden olan "Sonsuz Şaka" (veya "Eğlence") adında kayıp bir film kartuşu (samizdat) vardır. Bu filmin peşinde olanlar arasında ABD istihbarat servisleri ve Kanada'nın ayrılıkçı, tekerlekli sandalyeli terörist grubu (Les Assassins des Fauteuils Rollents) bulunmaktadır. Ayrılıkçılar bu filmi bir silah olarak kullanarak ABD halkını "eğlenceden öldürmeyi" planlamaktadır.
Hikaye temel olarak üç ana mekanda ve kurgu hattında ilerler: Birincisi, elit gençlerin hem fiziksel hem zihinsel olarak insanüstü bir baskıyla eğitildiği Enfield Tenis Akademisi'dir. Burada ailenin dahi ama içine kapanık çocuğu Hal Incandenza ve intihar eden babası James Incandenza'nın (filmin yönetmeni) gölgesi altındaki yaşam anlatılır. İkinci hat, Akademi'nin hemen aşağısındaki Ennet Evi Uyuşturucu ve Alkol Rehabilitasyon Merkezi'dir. Burada eski bir hırsız ve uyuşturucu bağımlısı olan Don Gately'nin hayata tutunma çabası ve bağımlıların acı dolu iyileşme süreçleri işlenir. Üçüncü hat ise politik entrikaların döndüğü devlet kademeleridir.
Wallace, bu üç hattı birbirine bağlarken modern toplumun en büyük hastalığına mercek tutar: Kendimizi sürekli eğlendirme arzumuz, yalnızlığımız ve içsel boşluğumuzu doldurmak için sığındığımız bağımlılıklar. Kitap, doğrusal bir sonla bitmez; bunun yerine okuyucuyu kitabın başına dönmeye ve ipuçlarını birleştirmeye zorlayan dairesel bir yapıya sahiptir. Metin, ana hikayeyi bölen ve bazen sayfalarca süren 388 adet dipnotla (sonnotla) zenginleştirilmiştir, bu da okumayı doğrusal olmayan, parçalı bir deneyime dönüştürür.

