Roman, 1913 yılında, Musil'in ironik bir şekilde "Kakania" (İmparatorluk ve Krallık - k. u. k. kısaltmasından türetilmiş) adını verdiği Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nda geçer. Başkahraman Ulrich, 32 yaşında, eski bir subay, eski bir mühendis ve yetenekli bir matematikçidir. Ancak hayattan ne istediğini bilememektedir. Bütün "niteliklere" (zekaya, yeteneğe, çekiciliğe) sahiptir ama bu nitelikleri kullanacak bir "özü" veya "amacı" yoktur. Bu yüzden hayattan "izin almaya" karar verir ve bir yıl boyunca sadece gözlemci olarak yaşamayı seçer. O artık "Niteliksiz Adam"dır.
Kitabın ana olayı (daha doğrusu olaysızlığı), "Paralel Hareket" (Parallel Campaign) adı verilen bürokratik bir kampanyadır. Amaç, İmparator Franz Josef'in tahta çıkışının 70. yılını (1918'de) kutlamak için "büyük bir fikir" bulmaktır. Bu kampanya, Almanya'nın İmparator II. Wilhelm'in 30. yılını kutlama planına bir yanıt, bir "paralel" olarak düşünülmüştür. Kampanyanın başında aristokrat ama saf Kont Leinsdorf ve Ulrich'in kuzeni, salon kadını Diotima (Hermine Tuzzi) vardır.
Kampanya komitesi, "Avusturya'nın gerçek ruhunu" bulmak için toplanır, tartışır, komisyonlar kurar ama hiçbir sonuca varamaz. Çünkü 1918 yılında imparatorluk çökecektir ve herkes aslında "hiç gerçekleşmeyecek bir gelecek" için plan yapmaktadır. Bu durum, kitabın temel ironisini oluşturur: Büyük bir ciddiyetle yürütülen bu kampanya, aslında koca bir hiçtir.
Ulrich, bu kampanyanın sekreteri olur ve olayları dışarıdan, alaycı bir gözle izler. Romanda Ulrich'in karşısına çıkan diğer önemli figürler; Alman sanayici ve yazar Paul Arnheim (para ve ruhun sentezini temsil eder), Ulrich'in çocukluk arkadaşı Walter ve onun eşi Clarisse (Nietzscheci deliliği temsil eder) ve hapishanedeki marangoz/katil Moosbrugger'dir. Moosbrugger, bir fahişeyi vahşice öldürmüştür; ancak toplum ve Ulrich, bu katilde ham, işlenmemiş bir "gerçeklik" ve "masumiyet" görür.
Kitabın ikinci kısmı (Musil'in tamamlayamadığı bölümler), Ulrich'in kız kardeşi Agathe ile tekrar bir araya gelmesini anlatır. Babalarının ölümünden sonra buluşan iki kardeş, ensest sınırlarında dolaşan, mistik bir "ruh ikizliği" yaşarlar. Toplumdan kendilerini soyutlayıp, "Bin Yıllık Krallık" adını verdikleri, ahlak dışı ve saf bir sevgi durumu (Diğer Durum) içinde yaşamayı denerler. Roman, bir sonuca varmadan, savaşın (1914) gölgesinin düşmesiyle ve yazarın ölümüyle kesilir.

