Ottsy i deti

Отцы и дети (1959)
Uyarlandığı eser

Babalar ve Oğullar

Kitabı incele →
Babalar ve Oğullar

İvan Turgenyev’in, yayımlandığı dönemde Rus toplumunu adeta ikiye bölen, genç radikaller tarafından yeterince devrimci bulunmayan, muhafazakarlar tarafından ise devrimi kışkırtmakla suçlanan başyapıtı Babalar ve Oğullar, Rusya’nın ideolojik dönüşümünün sismik bir kaydıdır. Bergunker ve Rashevskaya’nın ortak yönetmenliğinde çekilen 1959 tarihli Ottsy i deti, 1950’ler Sovyet sinemasının o kuralcı, titiz ve akademik estetiğiyle bu büyük çatışmayı perdeye taşır. Karşımızdaki eser formel bir sinema devrimi vadetmez; ancak taşıdığı sosyolojik ve felsefi tezlerin ağırlığı, onu analitik bir okumaya tabi tutmayı zorunlu kılar.

Anlatı, üniversite eğitimini tamamlamış iki genç arkadaşın, Arkadi Kirsanov ve onun akıl hocası (ve ideolojik putu) Yevgeni Bazarov’un taşraya, Arkadi’nin babasının malikanesine dönmesiyle başlar. Bazarov, tıp okuyan, sadece ölçülebilir ve dokunulabilir olan bilime inanan, sanatı, şiiri, aristokrasiyi, dinleri ve her türlü ahlaki/sosyal otoriteyi kökten reddeden bir “nihilist”tir. Onun karşısında ise Arkadi’nin amcası, gençliğinde yaşadığı romantik bir aşkın acısıyla taşraya sığınmış, ancak kılık kıyafetinden onur anlayışına kadar İngiliz aristokrasisinin prensiplerini yaşatmaya çalışan, kusursuz bir 1840’lar liberali olan Pavel Kirsanov durur.

Film, gücünü neredeyse tamamen bu iki kutbun çatışmasından alır. Bazarov’un soğuk, alaycı akılcılığı (rasyonalizmi) ile Pavel’in estetik ve ahlaki savunması, aslında bir dönemin kapanıp başka bir dönemin açıldığının ilanıdır. Bazarov, eski dünyanın yıkılması gerektiğinden emindir, ancak yerine neyin inşa edileceğiyle ilgilenmez; o kendini sadece bir “yıkıcı güç” olarak tanımlar. Dönemin Sovyet ideolojisi, Bazarov’u Bolşevik devrimcilerin bir öncüsü (proto-devrimci) olarak okuma eğiliminde olduğu için, Viktor Avdyushko’nun oyunculuğunda karakterin o kaba kibrinden ziyade, idealist bir proletarya kahramanı silüeti sezilir. Buna rağmen Bruno Freindlich’in olağanüstü Pavel performansı, aristokrasinin o onurlu ama can çekişen tavrını büyük bir karizmayla dengeler.

Hikayenin felsefi doruk noktası ve Bazarov’un ontolojik çöküşü ise Anna Odintsova karakterinin devreye girmesiyle başlar. Aşkı sadece fizyolojik bir süreç olarak gören, “Eğer bir kadın hoşuna gidiyorsa ondan faydalanmaya bak, olmuyorsa dön arkanı git” felsefesini savunan Bazarov, Odintsova’ya karşı kontrol edilemez, vahşi ve yıkıcı bir tutkuya kapılır. Film, bu aşamayı çok keskin bir ironiyle işler. Bazarov’un inkar ettiği o “romantik hastalık”, gelip onu tam kalbinden vurur. Reddedilen doğa ve insan ruhu, salt aklın kibrinden intikamını alır.

Finalde Bazarov’un trajik ve anlamsız ölümü (bir otopsi sırasında kaptığı enfeksiyonla), aslında onun ideolojik tıkanıklığının bir metaforudur. O, eski dünyayı yıkmaya yetecek güce ve zekaya sahiptir, ancak yeni bir dünya kuracak yaşama sevinci ve inancından yoksundur. Ottsy i deti, edebi ağırlığının altında zaman zaman teatral bir durgunluğa saplansa da, bir toplumun zihinsel evrimini, ideolojilerin nasıl doğup nasıl iflas ettiğini ve insan doğasının hiçbir teoriye bütünüyle sığdırılamayacağı gerçeğini soğukkanlılıkla yüzümüze çarpan, tarihsel değeri yüksek bir portredir.

FRAGMAN

OYUNCULAR

Konular

Tüm konular ve yanıtlar herkese açıktır. Konu açmak veya yanıtlamak için giriş gerekir.

Henüz konu yok. İlk konuyu siz açın.

Konu aç

🎬 Tüm Filmler