Passages from James Joyce’s Finnegans Wake

Passages from James Joyce's Finnegans Wake (1967)
Uyarlandığı eser

Finnegan Uyanması

Kitabı incele →
Finnegan Uyanması

James Joyce’un on yedi yılda yazdığı ve edebiyatın sınırlarını tamamen yıktığı Finnegans Wake, bir roman değil, dilin ve tarihin parçalanıp yeniden birleştirildiği devasa bir rüya günlüğüdür. Yönetmen Mary Ellen Bute’un 1967 yapımı Passages from James Joyce’s Finnegans Wake uyarlaması, edebiyat tarihinin bu en korkutucu anıtına görsel bir karşılık bulma çabasıdır. Sitenizde bu filmi incelerken, onun bir “hikaye anlatan” sinema eseri olmadığını, izleyicinin bilinçaltına saldıran bir görsel işitsel yerleştirme (enstalasyon) olduğunu vurgulamak gerekir.

Film, kitabın ana iskeletini sağlayan temayı merkeze alır: Dublinli bir meyhaneci olan Humphrey Chimpden Earwicker’ın (HCE) uykuya dalması ve rüyasında tüm insanlık tarihiyle, efsanelerle ve kendi bastırılmış dürtüleriyle yüzleşmesi. Bute, HCE’nin bilincinin dehlizlerine girerken, animasyon geçmişinin verdiği özgürlükle sinemanın temel kurallarını esnetir. Ulysses uyarlamasında gördüğümüz edebi ağırlığın altında ezilme durumu burada yoktur; çünkü Bute, metni kopyalamaya çalışmaz, onun “yöntemini” sinemaya transfer eder. Joyce kelimeleri (portmanteau) nasıl birbirine kaynaklayıp yeni anlamlar ürettiyse, Bute da görüntüleri üst üste bindirerek (montaj ve çift pozlama) yeni ve gerçeküstü vizyonlar yaratır.

Filmin en dâhiyane teknik buluşu, Joyce’un kelime oyunlarını çözebilmek için ekranda altyazı kullanmasıdır. Karakterlerin ağzından dökülen anlaşılmaz ses dizileri, ekranda beliren metinlerle birleştiğinde, seyirci kelimelerin içindeki ikinci ve üçüncü anlam katmanlarını görsel olarak yakalar. Bu hamle, edebiyatın sinemaya tercümesinde daha önce eşine rastlanmamış avangard bir çözümdür.

Kadro, psikolojik birer karakteri değil, mitolojik sembolleri canlandırmanın zorluğunu taşır. Martin J. Kelley, HCE rolünde, hem sıradan bir baba hem de yargılanan evrensel bir günahkar olarak rüyanın merkezinde konumlanır. Jane Reilly’nin canlandırdığı ALP, filmin finalinde, nehrin denize dökülüşünü temsil eden o meşhur monologla, yaşamın döngüsel ve akışkan doğasını melankolik bir şiirsellikle perdeye yansıtır.

Sonuç olarak Passages from James Joyce’s Finnegans Wake, sinema perdesinde geleneksel bir seyir zevki arayanlar için bir işkence, dilin ve görüntünün sınırlarını araştıranlar içinse paha biçilmez bir laboratuvardır. Mary Ellen Bute, edebiyatın en karanlık labirentine kamerasını sokmuş ve oradan, en az metnin kendisi kadar kaotik, hırçın ve eşsiz bir kabusla dönmeyi başarmıştır. Bu film, sadık bir edebi uyarlama değil, iki farklı sanat dalının cüretkar bir çarpışmasıdır.

FRAGMAN

OYUNCULAR

Konular

Tüm konular ve yanıtlar herkese açıktır. Konu açmak veya yanıtlamak için giriş gerekir.

Henüz konu yok. İlk konuyu siz açın.

Konu aç

🎬 Tüm Filmler