Coğrafi ve Jeopolitik Morfoloji Kuzey Atlantik Okyanusu’nun tam ortasında, Avrupa anakarasına yaklaşık 1.500 km, Kuzey Amerika’ya ise 3.900 km uzaklıkta bulunan dokuz volkanik adadan (São Miguel, Santa Maria, Terceira, Graciosa, São Jorge, Pico, Faial, Flores ve Corvo) oluşan bir takımadadır. Üç farklı tektonik plakanın (Kuzey Amerika, Avrasya ve Afrika plakaları) kesişim noktasında, Orta Atlantik Sırtı üzerinde yer aldığı için son derece sismik ve aktif volkanik bir coğrafyadır. Portekiz’in en yüksek noktası anakarada değil, bu adalardaki Pico Dağı’dır (2.351 metre). Jeopolitik olarak Azorlar, Atlantik’in “bekçisi” veya “uçak gemisi” konumundadır. II. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş boyunca, ABD ve NATO için Terceira adasındaki Lajes Hava Üssü, denizaltı savunma harbi ve Avrupa’ya lojistik ikmal açısından ikame edilemez bir stratejik kilit taşı olmuştur.
Makroekonomi ve Üretim Modeli İzole bir ada ekonomisinin tipik kısıtlamalarına tabidir. Ekonominin tarihsel omurgası tarım ve hayvancılıktır. Azorlar, yüzölçümü küçük olmasına rağmen Portekiz’in toplam süt ve peynir (özellikle meşhur São Jorge peyniri) üretiminin üçte birinden fazlasını tek başına karşılayan devasa bir “mandıra” gibidir. Geçmişte balinacılık (Moby Dick döneminin efsanevi Azorlu zıpkıncıları) en büyük gelir kaynağıyken, bugün bu endüstri etik nedenlerle yerini tamamen balina gözlemciliğine (eco-tourism) bırakmıştır. Son yıllarda sürdürülebilir turizm, ekonominin yeni lokomotifi olmuştur; zira adalar betonlaşmamış, vahşi ve yemyeşil doğasıyla “Atlantik’in Hawaii’si” olarak pazarlanmaktadır. Yine de ekonomi, anakara Portekiz’den gelen sübvansiyonlara ve Avrupa Birliği fonlarına yapısal olarak yüksek oranda bağımlıdır.
Demografik ve Etnografik Yapı Nüfusu yaklaşık 240.000 civarında olup etnik olarak oldukça homojen bir Portekiz toplumudur. Ancak Azor demografisinin en çarpıcı gerçeği, “Azor diasporası”nın adaların kendi nüfusundan çok daha büyük olmasıdır. Tarih boyunca yaşanan volkanik patlamalar, depremler ve yoksulluk nedeniyle adalar sürekli göç vermiştir. Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nde (özellikle Massachusetts ve Rhode Island’da), Kanada’da ve Bermuda’da yaşayan Azor kökenlilerin sayısı bir milyonu aşar. Bu devasa diaspora, adaların hem ekonomik (işçi dövizleri) hem de sosyolojik can damarıdır.
Siyasi ve Sosyolojik Dinamikler Azorlar sosyolojisini anlamanın yegane anahtarı, adalı yazar Vitorino Nemésio’nun 1932’de literatüre kazandırdığı “Açorianidade” (Azorluluk) kavramıdır. Bu kavram; okyanusun ortasında doğa olaylarına karşı tamamen çaresiz ve savunmasız olmanın, dünyanın geri kalanından yalıtılmışlık (insularity) hissinin ve denizin her an her şeyi yutabileceği korkusu ile melankolisinin yarattığı derin, varoluşsal bir kimliktir.
Edebiyatta Azorlar; ufuk çizgisinin ötesini görememenin verdiği klostrofobi ile diasporaya gidip kaybolma arzusunun çatıştığı bir sahnedir. Geçmişin kanlı balinacılık kültürü, Amerikan balina gemilerine tayfa olarak katılıp dünyayı dolaşan Azorluların epik ama trajik hikayeleriyle doludur. Siyasi olarak ise anakara Lizbon’a karşı hep mesafeli, “bizi unuttular, bizi sadece vergi için hatırlıyorlar” şeklindeki bir taşra sitemine ve güçlü bir özerklik refleksine sahiptir. Azorlar, devasa dalgaların ve kara volkanik taşların arasında, okyanusun dikte ettiği ritimle yaşamaya mecbur kalmış, mitolojik Atlantis efsanesinin modern kalıntıları gibi duran lirik bir coğrafyadır.


