ANA SAYFA / YAZARLAR / Bram Stoker

Bram Stoker

📜 Hayatı ve Edebi Kişiliği

Bram Stoker, 8 Kasım 1847'de İrlanda'nın Dublin kentinin kıyı banliyösü Clontarf'ta, yedi çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Hayatının ilk yılları oldukça zorlu geçti; nedeni teşhis edilemeyen gizemli bir hastalık yüzünden yedi yaşına kadar ne ayağa kalkabildi ne de yürüyebildi. Bu zorunlu yatalaklık dönemi, onun yazar kimliğinin temellerini attı. Annesi Charlotte, onu oyalamak için İrlanda halk masalları, 1832'deki büyük kolera salgınına dair dehşet verici anılar ve ürkütücü hikayeler anlatırdı. Stoker'ın zihnindeki "ölüm, hastalık ve diriliş" temaları bu dönemde filizlendi.

Yedi yaşında mucizevi bir şekilde iyileşti ve sadece yürümekle kalmadı, ilerleyen yıllarda Dublin Trinity College'da matematik eğitimi alırken üniversitenin "Üniversite Sporcusu" unvanını alacak kadar güçlü bir atlet ve futbolcu oldu. Ayrıca üniversitenin Tarih Topluluğu'nda başkanlık yaptı.

Mezuniyetinin ardından, babasının izinden giderek Dublin Kalesi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Ancak bu rutin iş onu tatmin etmiyordu. Edebiyata ve tiyatroya olan tutkusu nedeniyle, memuriyetinin yanı sıra Dublin Evening Mail gazetesi için tiyatro eleştirmenliği yapmaya başladı. Bu süreçte ünlü İngiliz aktör Henry Irving ile tanışması hayatının dönüm noktası oldu. Irving, Stoker'ın yazdığı eleştirilerden o kadar etkilendi ki onu Londra'daki ünlü Lyceum Tiyatrosu'nun işletme müdürü olmaya davet etti.

1878'de Oscar Wilde'ın eski nişanlısı Florence Balcombe ile evlenerek Londra'ya taşındı. Lyceum Tiyatrosu'nda 27 yıl boyunca Henry Irving'in sağ kolu ve menajeri olarak çalıştı. Bu görev, onun Londra yüksek sosyetesine girmesini sağladı; James McNeill Whistler ve Sir Arthur Conan Doyle gibi isimlerle dostluklar kurdu, dünyayı dolaştı ve Beyaz Saray'da iki kez Amerikan başkanlarıyla (William McKinley ve Theodore Roosevelt) görüştü.

Tiyatrodaki yoğun iş temposuna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi. İlk kitabı The Primrose Path (1875) olsa da, onu ölümsüzleştirecek eseri Dracula üzerinde yaklaşık yedi yıl çalıştı. Başlangıçta "The Dead Un-Dead" (Ölü Olmayan Ölü) adını vermeyi düşündüğü bu eser için Doğu Avrupa folkloru, vampir mitleri ve Transilvanya coğrafyası üzerine (oraya hiç gitmemesine rağmen) kütüphanelerde derinlemesine araştırmalar yaptı. 1897'de yayımlanan Dracula, mektup ve günlüklerden oluşan anlatım tekniğiyle (Epistolary) yazılmış, modern vampir mitinin temelini atan başyapıt oldu.

Henry Irving'in 1905'teki ölümü Stoker'ı derinden sarstı ve sağlığı bozulmaya başladı. Hayatının son yıllarında maddi zorluklar çekti ve böbrek hastalığıyla mücadele etti. 20 Nisan 1912'de Londra'daki evinde hayatını kaybettiğinde, Dracula henüz bugünkü efsanevi statüsüne ulaşmamıştı; kitap asıl şöhretini Stoker'ın ölümünden sonra sinema ve tiyatro uyarlamalarıyla kazandı. Stoker'ın külleri bugün Londra'daki Golders Green Krematoryumu'nda bulunmaktadır.

Kütüphanemizdeki Eserleri

Konular

Tüm konular ve yanıtlar herkese açıktır. Konu açmak veya yanıtlamak için giriş gerekir.

Henüz konu yok. İlk konuyu siz açın.

Konu aç