Hakan Günday
📜 Hayatı ve Edebi Kişiliği
Hakan Günday, Türk edebiyatına "cici çocuk" olmayı reddederek girdi. Diplomat babasının görevi nedeniyle çocukluğu sürekli yollarda ve farklı kültürlerin (özellikle Belçika/Frankofon kültürü) etkisinde geçti. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransızca Mütercim Tercümanlık bölümünde başladığı üniversite hayatını, ardından Brüksel'de ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde sürdürdü ancak "diplomat olup kravat takmak" yerine yazmayı seçerek eğitimini yarıda bıraktı/bölüm değiştirdi.
Henüz 24 yaşındayken, 2000 yılında yayımladığı ilk romanı Kinyas ve Kayra, Türk edebiyatında bir "yeraltı" patlaması yarattı. İki Türk gencinin (isimleri yabancı tınlasa da) Afrika'dan başlayıp dünyaya yayılan şiddet ve hiçlik dolu yolculuğunu anlattı. Kitap, "hayatın anlamını arayan" değil, "anlamsızlığını kutlayan" bir manifesto gibiydi ve elden ele dolaşarak efsaneleşti.
Günday, sadece bireysel bunalımları değil, sistemin çürümüşlüğünü de en iyi anlatan yazarlardandır.
-
Ziyan: Osmanlı'dan Cumhuriyete geçiş dönemini ve askerlik kurumunu sorgular.
-
Malafa: Kuyumculuk sektöründeki tezgahtarların dünyası üzerinden kapitalizmin ve tüketim kültürünün dilini (satış tekniklerini) deşifre eder.
-
Daha (2013): Günday'ın dünya çapında tanınmasını sağlayan başyapıtıdır. Eser, insan kaçakçılığı yapan bir babanın yanında "çırak" olarak çalışan Gazâ adlı çocuğun hikayesidir. Canetti'nin "Kitle ve İktidar"ında bahsettiği "insanın insana hükmetme arzusu" ve "ötekinin inşası", bu romanda bir bodrum katındaki mülteciler üzerinden kan dondurucu bir gerçekçilikle anlatılır. Kitap, Doğu ile Batı arasındaki o ikiyüzlü ilişkiyi suratımıza çarpar.
Günday, sadece romanlarıyla değil, senaristliğiyle de tanınır. Şahsiyet dizisinin senaryosunu yazarak, seri katil olan emekli bir adliye memuru (Agâh Beyoğlu) üzerinden "hafıza, adalet ve unutuş" kavramlarını işlemiştir. Bu diziyle Uluslararası Emmy Ödülü kazanılmıştır (Haluk Bilginer'in oyunculuğuyla).
Hakan Günday, Türk edebiyatının "konfor bozan" adamıdır. O, kötülüğün dışarıda değil, içimizde olduğunu savunur:
"Hiçbir şeyin, hiçbir şeye yetmediği yerdeyiz." (Kinyas ve Kayra)
Kütüphanemizdeki Eserleri
Konular
Tüm konular ve yanıtlar herkese açıktır. Konu açmak veya yanıtlamak için giriş gerekir.
Henüz konu yok. İlk konuyu siz açın.
Konu aç
Konu açmak için giriş yapın.

