Jamaica Kincaid, Elaine Potter Richardson adıyla 1949'da Antigua'nın başkenti St. John's'ta doğdu. Çocukluğu, İngiliz sömürge eğitiminin disiplini ve Karayip kültürünün sıcaklığı arasında geçti. Annesiyle kurduğu ilişki, hayatının ve sanatının merkeziydi. İlk yıllarında annesinin "gözbebeği" iken, üvey kardeşlerinin doğumuyla birlikte bu ilgi azaldı ve yerini derin bir kıskançlığa, öfkeye bıraktı. Bu travmatik kopuş, Kincaid'in yazarlığının temelini oluşturdu.
17 yaşında ailesi tarafından dadılık yapması için New York'a gönderildi. Bu gidiş, onun için bir kaçıştı. Ailesiyle bağlarını kopardı, geçmişini reddetti ve adını "Jamaica Kincaid" olarak değiştirdi (Bu ismin köklerine bir gönderme olduğu kadar, ailesinden gizlenme çabası olduğu da söylenir). Üniversite eğitimini yarıda bıraktı ancak yeteneği sayesinde The New Yorker dergisinde kadrolu yazar oldu. Burada yayımladığı öykülerle kendine has, şiirsel ama bir o kadar da sert ve tavizsiz bir üslup geliştirdi.
Kincaid, eserlerinde (özellikle Annie John, Lucy ve Otobiyografim) anne-kız ilişkisini, sömürgeciliğin birey üzerindeki psikolojik tahribatını ve "cennet" olarak görülen adaların ardındaki klostrofobik gerçekliği anlatır. Bugün Harvard Üniversitesi'nde ders vermekte ve Amerikan edebiyatının en önemli seslerinden biri olarak kabul edilmektedir.