ANA SAYFA / YAZARLAR / Orhan Pamuk

Orhan Pamuk

📜 Hayatı ve Edebi Kişiliği

Orhan Pamuk, Cumhuriyet döneminin zengin mühendis ve bürokratlarını yetiştiren köklü bir aileye, "Pamuk Apartmanı"na doğdu. Robert Kolej'den mezun olduktan sonra, ailesinin isteğiyle İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'ne girdi. Ancak "ressam veya mimar olmak istemediğini" fark ederek okulu üçüncü sınıfta bıraktı ve kendini tamamen yazarlığa adadı. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü'nü bitirdi ama hiç gazetecilik yapmadı.

 İlk romanı Cevdet Bey ve Oğulları (1982), Thomas Mann'ın Buddenbrooks ailesini andıran, klasik gerçekçi tarzda yazılmış bir aile sagasıydı. Bu kitapla Orhan Kemal Roman Armağanı'nı kazandı. Ancak Pamuk'un asıl devrimi, klasik anlatıyı terk edip postmoderne yönelmesiyle başladı. Sessiz Ev ile bu geçişin sinyallerini verdi.

 1990 yılında yayımlanan Kara Kitap, Türk edebiyatında "şeylerin rengini değiştiren" eser oldu. Avukat Galip'in, kayıp karısı Rüya'yı ve köşe yazarı Celal Salik'i aramasını anlatan roman; Şeyh Galip'in Hüsn ü Aşk mesnevisine, Mevlana'ya ve Hurufilik tarikatının gizemlerine yapılan göndermelerle doluydu.

Benim Adım Kırmızı ve Kar

  • Benim Adım Kırmızı (1998): Osmanlı nakkaşlarının dünyasını, Batı tarzı perspektif (portre) ile Doğu tarzı resim (minyatür) arasındaki çatışma üzerinden anlatan bir cinayet romanıdır. Kitapta her bölümü farklı bir karakter, hatta bir "para" veya "kırmızı renk" anlatır.

  • Kar (2002): Kars'ta geçen bu roman, Pamuk'un "ilk ve son siyasi romanım" dediği eserdir.  Türkiye'deki laiklik-İslamcılık gerilimini, askeri darbeleri ve taşra sıkışmışlığını anlatır.

Nobel sonrası yazdığı Masumiyet Müzesi, bir aşk takıntısının romanıdır. Pamuk, bu romanı yazarken aynı zamanda Çukurcuma'da gerçek bir müze kurmuş ve romandaki karakterin (Kemal) dokunduğu eşyaları (4213 adet sigara izmariti dahil) burada sergilemiştir. Bu, edebiyat tarihinde kurguyla gerçeğin iç içe geçtiği en büyük projelerden biridir.

Orhan Pamuk, "yazar" kavramını Türkiye'de bir "kamusal entelektüel" figürüne dönüştüren, Doğu'nun hikayelerini Batı'nın teknikleriyle anlatarak evrenselleşen bir isimdir.

"Yazarlık, içimizdeki o gizli ikinci kişiyle yıllarca süren bir konuşmadır; o ikinci kişiyi susturmamak, aksine onu konuşturmak, sabırla dinlemektir."

Kütüphanemizdeki Eserleri

Konular

Tüm konular ve yanıtlar herkese açıktır. Konu açmak veya yanıtlamak için giriş gerekir.

Henüz konu yok. İlk konuyu siz açın.

Konu aç