ANA SAYFA / YAZARLAR / Susan Hill

Susan Hill

📜 Hayatı ve Edebi Kişiliği

Susan Hill, modern dünyanın gürültüsünden kaçıp, edebiyatın o eski, tozlu ve hayaletli odalarına sığınan bir "zaman yolcusu"dur. O, korku yazarlarının aksine kanla değil, sisle ve yasla korkutur.

I. "Skandal" Yaratan İlk Roman

Hill, edebiyat dünyasına çok erken ve gürültülü bir giriş yaptı. Henüz üniversite birinci sınıf öğrencisiyken (1961), The Enclosure adlı ilk romanını yayımladı. Ancak bu kitap bir skandala dönüştü. Genç bir kızın, orta yaşlı bir çiftin mutsuz evliliğini bu kadar gerçekçi ve cesurca anlatması İngiliz basınını şoke etti. Daily Mail gazetesi, "Bir okul kızı böyle şeyler bilmemeli, bu ne ahlaksızlık" diye manşet attı. Hill, bu baskıya rağmen yazmayı bırakmadı; aksine, insan ruhunun karanlık taraflarını daha çok eşelemeye başladı.

II. Yas ve Hayaletler

Susan Hill'in hayatındaki en büyük kırılma noktası, ikinci kızı Imogen'in prematüre (erken) doğup hayatını kaybetmesidir. Bu büyük trajedi, Hill'in edebiyatını kökten değiştirdi. Onun hayalet hikayelerinde (özellikle Siyahlı Kadın ve The Small Hand'de), ölümden dönen ruhlar genellikle "çocuğunu kaybetmiş anneler" veya "annesini arayan çocuklar"dır. Hill, kendi yasını ve dinmeyen acısını, intikamcı hayaletlere dönüştürerek sağalttı. Onun korkusu, bu yüzden okuyucunun kalbine dokunur; çünkü temeli gerçek bir anne acısıdır.

III. Bir Noel Tatili Egzersizi: "Siyahlı Kadın"

1983 yılında Hill, bir edebiyat denemesi yapmaya karar verdi. Kendi kendine, "Acaba klasik Viktorya dönemi hayalet hikayesi yazabilir miyim?" diye sordu. Bir kağıda, klasik gotik öğelerin listesini çıkardı: Sis, bataklık, izole bir ev, kasvetli bir cenaze, sırlar ve intikamcı bir hayalet. Ortaya çıkan "Siyahlı Kadın" (The Woman in Black), sadece bir deneme olmaktan çıkıp modern bir klasiğe dönüştü. Kitap o kadar etkileyiciydi ki, okurlar bunun 1800'lerde yazılmış eski bir eser olduğunu sandılar. Hill, modern çağda yaşayan ama ruhu 19. yüzyılda kalmış bir başyapıt yaratmıştı.

IV. Polisiye Dönüşü: Simon Serrailler

Hayalet hikayeleriyle tanınsa da, Hill kariyerinin ikinci yarısında keskin bir dönüş yaparak suç edebiyatına (Crime Fiction) yöneldi. Yarattığı dedektif Simon Serrailler serisi, Agatha Christie tarzı bulmacalarla, modern İngiliz toplumunun karanlık suçlarını birleştirir. Ancak bu kitaplarda bile, o meşhur "Hill Atmosferi" (gri gökyüzü, melankoli, yalnızlık) her zaman hissedilir.

V. Taşradaki Münzevi

Susan Hill, bugün 80'li yaşlarında, İngiltere'nin kırsalında, eski bir çiftlik evinde, köpekleri, kedileri ve kitaplarıyla yaşamaktadır. Sosyal medyayı aktif kullanan ama modern edebiyatın "sığlığından" şikayet eden, huysuz ama bilge bir "İngiliz Hanımefendisi"dir. Onun için yazmak, sadece bir iş değil; geçmişin hayaletleriyle konuşmanın tek yoludur.

O, bize şunu öğretmiştir: "En korkunç hayalet, geçmişte yaptığımız hatalardır."

Kütüphanemizdeki Eserleri

Konular

Tüm konular ve yanıtlar herkese açıktır. Konu açmak veya yanıtlamak için giriş gerekir.

Henüz konu yok. İlk konuyu siz açın.

Konu aç