Hikaye, hapisten şartlı tahliye ile çıkan Tom Joad'un, Oklahoma'daki evine dönmesiyle başlar. Ancak eve vardığında, bölgenin şiddetli kum fırtınaları (Dust Bowl) ve kuraklık yüzünden mahvolduğunu, bankaların da çiftçilerin topraklarına el koyduğunu görür. Ailesi, evlerini terk edip, el ilanlarında "iş var, bolluk var" diye anlatılan Kaliforniya'ya göç etmeye hazırlanmaktadır. Tom, şartlı tahliye kuralını çiğneyerek ailesine ve eski vaiz Casy'ye katılır.
Joad ailesi (Büyükbaba, büyükanne, anne, baba, amca, çocuklar ve hamile olan Rose of Sharon), tüm varlıklarını satıp döküntü bir "Hudson" marka kamyona yükler ve efsanevi "Route 66" karayoluna düşerler. Yolculuk son derece çetindir. Önce Büyükbaba, sonra Büyükanne yolda ölür ve isimsiz mezarlara gömülürler. Ailenin büyük oğlu Noah ve Rose of Sharon'ın kocası Connie korkup kaçar.
Kaliforniya'ya vardıklarında ise "vadedilmiş topraklar"ın bir yalan olduğunu anlarlar. Binlerce göçmen işsizdir, yerli halk onlara "Okie" (Oklahomalı pislik) diyerek aşağılar. Büyük toprak sahipleri, işçileri boğaz tokluğuna, hatta daha azına çalıştırmaktadır. Aile, "Hooverville" denilen teneke mahallelerde açlıkla boğuşur. Bir süre devletin işlettiği temiz bir kampa (Weedpatch) sığınırlar ve burada insan onuruna yakışır bir düzen görürler ama iş olmadığı için oradan da ayrılmak zorunda kalırlar.
Bir şeftali çiftliğinde grev vardır. Grevin liderinin, ailenin dostu eski vaiz Casy olduğunu görürler. Casy, grev kırıcılara karşı direnirken polis tarafından vahşice öldürülür. Bunu gören Tom, kontrolünü kaybedip Casy'nin katilini öldürür ve kaçak durumuna düşer. Tom, annesi Ma Joad'a veda ederken, artık Casy'nin yolundan gideceğini, nerede bir haksızlık varsa orada olacağını söyleyerek (ünlü veda konuşması) karanlığa karışır.
Romanın sonunda, şiddetli yağmurlar başlar ve ailenin sığındığı vagonu su basar. Rose of Sharon, yetersiz beslenmeden dolayı bebeğini ölü doğurur. Aile, selden kaçıp bir ahıra sığınır. Ahırda açlıktan ölmek üzere olan bir adam ve küçük oğlu vardır. Rose of Sharon, herkesi dışarı çıkartır ve ölü bebeği için sakladığı sütüyle, o hiç tanımadığı aç adamı emzirerek hayata döndürür. Kitap bu sarsıcı fedakarlık sahnesiyle biter.

