Neskolko dney iz zhizni I.I. Oblomova

Несколько дней из жизни И.И. Обломова (1980)
Uyarlandığı eser

Oblomov

Kitabı incele →
Oblomov

İvan Gonçarov, Oblomov romanını kaleme aldığında, 19. yüzyıl Rus entelijansiyası bu eseri çökmekte olan, asalak, eylemsiz ve feodal Rus aristokrasisinin bir otopsisi olarak okudu. “Oblomovluk” (Oblomovşçina) kelimesi, tembelliğin ve toplumsal geriliğin siyasi bir sembolü haline geldi. Ancak yönetmen Nikita Mikhalkov, 1980 yapımı Neskolko dney iz zhizni I.I. Oblomova filminde, bu politik ve keskin okumayı elinin tersiyle iter. Mikhalkov için Oblomov, kınanması gereken bir “toplumsal hastalık” değil; kâr, hırs ve mekanik bir faydacılık uğruna kurban edilen insan ruhunun son ve en saf kalesidir. Karşımızdaki eser, tembelliğe değil, kirlenmemeye adanmış muazzam bir sinematik ağıttır.

Anlatı, İlya İlyiç Oblomov’un (Oleg Tabakov) St. Petersburg’daki dairesinde, sürekli yataktan kalkmayı planlayıp asla kalkamadığı, uşağı Zahar ile giriştiği o komik ama trajik diyaloglarla başlar. Oblomov, dış dünyanın o bitmek bilmeyen rekabetinden, dedikodularından, kariyer hırslarından ve sahte nezaketlerinden iğrenmektedir. O, zamanı “Oblomovka” adını verdiği, güneşli, tembel, herkesin birbirini sevdiği, bolca yemek yenilen ve uyunulan o ütopik çocukluk hatırasında dondurmak ister. Mikhalkov, kamerasıyla Oblomov’un fiziksel eylemsizliğinin altında yatan o devasa zihinsel ve ahlaki direnişi kademe kademe açığa çıkarır. Oblomov eyleme geçmez, çünkü eylemin olduğu yerde (toplumsal düzende) yalan, sömürü ve ruhun çürümesi vardır.

Bu eylemsizliğin tam karşısında, Oblomov’un çocukluk arkadaşı, yarı Alman Andrey Ştolts (Yuri Bogatyryov) konumlanır. Ştolts; çalışan, seyahat eden, parayı yöneten, rasyonel ve modern Batı aklının vücut bulmuş halidir. Film, bu iki zıt karakteri bir iyi-kötü eksenine oturtmayacak kadar zekidir. Ştolts gerçekten Oblomov’u sever, onu kurtarmak, o divandan kaldırıp “hayata” karıştırmak ister. Ancak Ştolts’un sunduğu hayat (sürekli bir şeyler üretmek ve sosyal merdivenleri tırmanmak), Oblomov’un o şiirsel ve derin ruhu için sadece gürültülü bir hiçlikten ibarettir.

Dramatik yapı, Ştolts’un Oblomov’u Olga (Yelena Solovey) ile tanıştırmasıyla kırılma yaşar. Olga, müziğiyle, zarafetiyle ve Oblomov’a duyduğu şefkatle onu divanından kaldırmayı, “hayata döndürmeyi” kısa bir süreliğine başarır. Ancak Olga’nın Oblomov’a duyduğu aşk, onu olduğu gibi kabul eden bir aşk değildir; bu bir “proje” aşkıdır. Olga, Oblomov’un içindeki potansiyeli, onu Ştolts gibi eylem sahibi bir adama dönüştürdüğünde sevebileceğini fark eder. Oblomov ise bu gerçeği ondan çok daha önce sezer. İdeale (Olga’ya) ulaşmanın, beraberinde o reddettiği gündelik dünyanın sorumluluklarını, evlilik sözleşmelerini, para hesaplarını ve rasyonel görevleri getireceğini anladığında, bilinçli bir kararla geri çekilir.

Oleg Tabakov’un o çocuksu, gözleri daima uzaklara ve hatıralara bakan oyunculuğu, filmi bir başyapıt seviyesine sabitler. Finalde Oblomov, Olga’yı Ştolts’a (yani geleceği temsil eden eylem adamına) bırakır ve kendi divanının, dul bir ev sahibesinin ona sunduğu gösterişsiz ama saf ninnilerin arasına gömülerek ölümü (kendi deyimiyle huzuru) bekler. Neskolko dney iz zhizni I.I. Oblomova, her şeyin performansa ve üretime endekslendiği modern dünyanın karşısına dikilip; başarısız olmanın, divandan kalkmamanın ve sadece “kalmanın” içindeki o derin, ulaşılmaz onuru felsefi bir ihtişamla perdeye kazıyan, ağır ama eşsiz bir sinema anıtıdır.

FRAGMAN

OYUNCULAR

Konular

Tüm konular ve yanıtlar herkese açıktır. Konu açmak veya yanıtlamak için giriş gerekir.

Henüz konu yok. İlk konuyu siz açın.

Konu aç

🎬 Tüm Filmler