Köy, 1905 Devrimi öncesi ve sonrasındaki Rusya’nın kırsal yaşamını, Krasov kardeşlerin (Tikhon ve Kuzma) zıt karakterleri ve hayat yolları üzerinden anlatan sarsıcı bir tablodur. Bunin, bu eseriyle o güne kadar Rus edebiyatında süregelen "saf, erdemli ve hikmet sahibi Rus köylüsü" mitini yerle bir eder.
Hikaye, iki kardeşin yollarının ayrılmasıyla başlar. Tikhon Krasov, hırslı, pratik zekalı ve mülkiyet tutkunu biridir. Küçük bir meyhane ve dükkan işleterek zenginleşir, toprak sahibi olur. Ancak bu maddi başarı ona iç huzuru getirmez; bir mirasçı bırakamamış olmanın boşluğu ve çevresindeki köylülerin cehaleti, tembelliği ve şiddete meyli karşısında derin bir umutsuzluğa düşer.
Diğer kardeş Kuzma Krasov ise bir idealisttir. Okumaya, yazmaya ve düşünmeye meraklıdır; bir dönem şair olma hayali kurmuştur. Ancak Rusya’nın o dönemki gerçekliği içinde bu hayalleri sönmüş, Kuzma bir "başarısızlık" sembolü haline gelmiştir. Tikhon, mülklerini yönetmesi için Kuzma’yı yanına çağırır. İki kardeşin Durnovka köyündeki buluşması, sadece iki insanın değil, iki farklı bakış açısının ve genel olarak Rusya’nın çöküşünün muhasebesine dönüşür.
Kitap boyunca "Durnovka" (kelime anlamıyla "Kötü Yer" veya "Aptal Yer") köyü üzerinden tüm Rusya’nın portresi çizilir. Köylülerin yoksulluğu sadece maddi değildir; aynı zamanda derin bir manevi boşluk, birbirine karşı güvensizlik ve değişime olan direnç hakimdir. Bunin, doğa betimlemelerini (bozkırın sonsuzluğu, kışın sertliği) karakterlerin içsel daralmalarıyla harmanlayarak, yaklaşmakta olan büyük toplumsal patlamanın (1917 Devrimi'nin ayak sesleri) yarattığı o tekinsiz atmosferi okuyucuya iliklerine kadar hissettirir.

