Karamazov Kardeşler, Rusya’nın küçük bir kasabasında yaşayan, bencil, şehvet düşkünü ve ahlaksız bir baba olan Fyodor Pavloviç Karamazov ile onun birbirinden tamamen farklı karakterlere sahip üç oğlu arasındaki çatışmayı merkezine alan bir aile trajedisidir. Hikâye, bir babanın öldürülmesi ve bu cinayetin arkasındaki suçluluk, vicdan ve adalet arayışını bir polisiye kurgu titizliğiyle işler.
Kardeşlerin her biri insan doğasının bir parçasını simgeler:
-
Dmitri (Mitya): Duyguların, tutkunun ve kontrolsüz heyecanların temsilcisidir. Babasıyla aynı kadına (Gruşenka) aşık olması, aralarındaki nefreti körükleyen ana unsurdur.
-
İvan: Akılcılığın, mantığın ve ateizmin temsilcisidir. "Tanrı yoksa her şey mübahtır" teziyle, romandaki en ağır felsefi yükü taşır. Ünlü "Büyük Engizisyoncu" pasajı onun zihninin ürünüdür.
-
Alyosha: İnancın, sevginin ve ruhsal huzurun temsilcisidir. Bir manastırda rahip adayı olan Alyosha, ailesindeki tüm bu kaosu yatıştırmaya çalışan "pozitif" güçtür.
-
Smerdyakov: Fyodor Pavloviç’in gayrimeşru oğlu ve uşağı olduğu düşünülen, sara hastası, karanlık ve manipülatif bir karakterdir.
Olaylar, baba Fyodor Karamazov'un evinde vahşice öldürülmesiyle patlak verir. Tüm deliller tutkulu ve öfkeli olan Dmitri'yi işaret etse de; Dostoyevski asıl cinayeti kimin işlediğinden ziyade, "kimin öldürmek istediği" ve "kimin bu fikri aşıladığı" üzerine yoğunlaşır. Kitap boyunca süren mahkeme sahneleri, aslında sadece Dmitri’nin değil, tüm insanlığın vicdanının yargılandığı bir platforma dönüşür.
Suçluluk psikolojisi, çocukluk travmaları, Tanrı'nın varlığı ve acı çeken masum çocuklar gibi evrensel temalar, Karamazov ailesinin bu korkunç gecesi üzerinden derinlemesine sorgulanır.

