Emily Dickinson
📜 Hayatı ve Edebi Kişiliği
Emily Elizabeth Dickinson, 10 Aralık 1830'da Massachusetts eyaletinin muhafazakar ve Püriten köklere sahip Amherst kasabasında, saygın ve politik gücü olan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Edward Dickinson, hem bir avukat hem de ABD Kongre üyesiydi. Dickinson'ın hayatı, edebiyat tarihinin en büyük paradokslarından biridir: Fiziksel olarak son derece dar, kapalı ve izole bir yaşam sürmesine rağmen; zihinsel, felsefi ve edebi olarak evrensel, sınırsız ve devrimci bir boyutta var olmuştur.
Eğitimini Amherst Academy ve ardından Mount Holyoke Female Seminary'de (sadece on ay süren bir dönem) tamamladı. Mount Holyoke'deki katı Kalvinist dini müfredat ve öğrencilerin "kurtuluşa ermişler" ve "umutsuz vakalar" olarak ayrılması, onun dini dogmalara karşı ömür boyu sürecek sessiz isyanının temelini attı. Dickinson, Tanrı fikriyle, ölümle ve ruhun ölümsüzlüğüyle derinden meşgul oldu, ancak kurumsal dini ve körü körüne inancı kesin bir dille reddetti.
Yirmili yaşlarının sonlarından itibaren kasıtlı bir inzivaya çekildi. Hayatının geri kalanını baba evinde (The Homestead), sadece beyaz elbiseler giyerek ve odasından nadiren çıkarak geçirdi. Ancak bu fiziksel izolasyon, entelektüel bir kopuş değildi. O, dönemin edebiyatını, doğa bilimlerini (botaniğe özel bir ilgisi vardı) ve felsefesini yakından takip ediyordu. Şiirsel dehası tam da bu izolasyonun içinde, eşsiz bir üslupla patlama yaşadı. Döneminin süslü, kurallı ve didaktik Viktorya dönemi şiir anlayışını tamamen yıktı. Geleneksel noktalama işaretleri yerine uzun tireler (em-dash) kullandı, rastgele gibi görünen büyük harflerle kelimelere ontolojik ağırlıklar yükledi ve kilise ilahilerinin ritmini (hymn meter) bozarak, parçalı, köşeli ve son derece modern bir sözdizimi yarattı.
Hayattayken, yazdığı yaklaşık 1800 şiirin sadece 10 kadarı (onlar da çoğunlukla izinsiz ve dönemin "uygun" formlarına sokulmak için editörler tarafından ağır şekilde sansürlenerek) yayımlandı. Kendi edebi değerinin farkındaydı ancak şöhreti "bir kurbağa gibi bataklığa ismini haykırmak" olarak görerek reddetti. 15 Mayıs 1886'daki ölümünün ardından, kız kardeşi Lavinia onun odasındaki kilitli sandıkta, özenle dikilmiş kitapçıklar (fascicles) halinde devasa şiir arşivini buldu. Aile dostları Thomas Wentworth Higginson ve Mabel Loomis Todd'un editörlüğünde 1890 yılında yayımlanan ilk cilt, edebiyat dünyasında bir şok etkisi yarattı. Bugün Dickinson, insan zihninin içsel coğrafyasını, acıyı, ölümü ve sonsuzluğu en keskin dille haritalandıran, dünya edebiyatının mutlak zirvelerinden biri kabul edilmektedir.
Kütüphanemizdeki Eserleri
Konular
Tüm konular ve yanıtlar herkese açıktır. Konu açmak veya yanıtlamak için giriş gerekir.
Henüz konu yok. İlk konuyu siz açın.
Konu aç
Konu açmak için giriş yapın.

