Saturae, Roma İmparatorluğu'nun "pax Romana" (Roma Barışı) olarak bilinen o sözde altın çağının altındaki çamuru kazan, 16 şiirlik devasa bir toplumsal iddianamedir. Juvenalis, Horatius'un nazik ve gülümseyen hicvini reddeder; onun yerine Lucilius'un saldıran ve ısıran tarzını benimser. 1. Satir, eserin felsefi manifestosudur. Juvenalis burada neden şiir (hem de hiciv) yazdığını açıklar. Herkesin mitolojik masallar anlattığı bir dönemde, Roma sokaklarındaki sahtekarları, zehirci kadınları, sahte vasiyet yazanları, sırf servetleri için baştacı edilen azatlı köleleri gördükçe susmanın imkansız olduğunu söyler ve edebiyat tarihine kazınan o tespiti yapar: "Facit indignatio versum" (Dizeyi öfke yaratır).
Eserin en ünlü metinlerinden biri 3. Satir'dir ve bu metin, edebiyattaki "şehir karşıtı" metinlerin atasıdır. Juvenalis'in arkadaşı Umbricius, Roma'yı terk edip kırsala taşınmaya karar verir ve şehirden ayrılırken kapıda durup bu kararın nedenlerini sıralar. Dürüst bir insanın artık Roma'da yaşayamayacağını, şehrin dalkavuk, kurnaz ve her kılığa giren Yunan (ve Doğu) göçmenleri tarafından işgal edildiğini; yoksulların ev kiralarını ödeyemedikleri için yıkılmak üzere olan tavan aralarında yanarak öldüğünü, sokakların gürültüden uyunmaz halde olduğunu ve geceleri dışarı çıkmanın bir cinayet riski taşıdığını anlatır. Bu şiir, salt bir Roma tasviri değil, kontrolsüz büyüyen her metropolün evrensel bir deşifresidir.
-
Satir, Antik Çağ edebiyatının en dehşet verici, en uzun (yaklaşık 700 dize) ve en acımasız mizojini (kadın nefreti) metnidir. Juvenalis, evlenmeye hazırlanan arkadaşı Postumus'a hitap ederek, Roma kadınlarının ne kadar yozlaştığını, sadakatsiz, müsrif, batıl inançlara tapan, zalim ve zehirleyici olduklarını grotesk örneklerle, adeta kuduz bir öfkeyle anlatır. Geleneksel "Romalı anne" erdeminin (pudicitia) servet ve lüks yüzünden tamamen yok olduğunu savunur.
-
Satir ise, eserin kinik zirvesidir ve Samuel Johnson gibi modern yazarları derinden etkilemiştir (Johnson bu eseri The Vanity of Human Wishes adıyla İngilizceye uyarlamıştır). Juvenalis bu şiirde insanların tanrılardan ne kadar yanlış şeyler dilediğini anlatır. İnsanlar zenginlik diler, ama zenginlik onları tiranların hedefine koyar; güzellik dilerler, ama güzellik felaket ve tecavüz getirir; uzun ömür dilerler, ama yaşlılık bunaklık ve acı dolu bir yıkımdır; siyasi güç dilerler, ama Sejanus gibi en güçlüler bile sonunda halk tarafından paramparça edilir. Bu sosyolojik analizin sonunda yazar reçeteyi sunar: İnsan hayattan sadece iki şey istemelidir; sağlam bir bedende sağlam bir akıl ("Mens sana in corpore sano") ve ölüm korkusunu yenmiş cesur bir ruh.

