Sihâm-ı Kazâ (Kaza Okları), edebiyat tarihinin kelimelerle işlenmiş en büyük cinayet dosyasıdır. Dönemin en saygın paşalarının, şeyhülislamlarının, vezirlerinin ve diğer şairlerinin zaaflarını, fiziksel kusurlarını, rüşvetçiliklerini ve liyakatsizliklerini acımasız bir alayla hedefe koyan hicivlerin toplandığı bu eser; gücünü sadece hakaretin şiddetinden değil, bu hakaretin kusursuz bir aruz ve yüksek bir sanatla yapılmasından alır. Eserin adı tesadüf değildir; Nef'i, şiirlerini hedefini şaşmayan ve gökten inen "kaza (kader) okları" olarak tanımlar. Nitekim rivayete göre, Nef'i bu eseri IV. Murad'a okurken sarayın yakınına yıldırım düşmüş ve padişah bu kitabı "uğursuz" ilan ederek Nef'i'ye bir daha hiciv yazmayı yasaklamıştır.
Eserin anatomisine inildiğinde, Nef'i'nin hedef gözetmediği görülür. Siyasi rakiplerini yermekle kalmaz, kendi öz babasını bile hedefe koyar. Babasının ailesini terk edip Kırım'a gitmesini asla affetmemiş ve eserde babasını "Belâ-yı siyeh-tatarım" (Benim kara Tatar belam) diyerek aşağılamış, ona köpek yakıştırması yapacak kadar sınırları aşmıştır. Kitabın en şiddetli bölümleri ise dönemin üst düzey bürokratlarına yazılanlardır. Örneğin, Gürcü Mehmed Paşa'yı fiziksel kusurları ve idari beceriksizliği üzerinden o kadar ağır yermiştir ki, paşayı adeta edebi bir kadavraya çevirmiştir. Tahir Efendi, Şeyhülislam Yahya Efendi ve sonunu hazırlayan Sadrazam Bayram Paşa gibi dönemin dokunulmaz isimleri, bu "kaza oklarının" doğrudan hedefi olmuşlardır.
Nef'i'nin hicvini diğerlerinden (örneğin kendinden önceki Ruhi veya kendinden sonraki Şair Eşref'ten) ayıran temel fark, hakaretin niteliğidir. Diğer şairler toplumsal bir bozukluğu veya ahlaki bir çöküşü hicvederken, Nef'i doğrudan şahısları, onların namusunu, zekasını ve fiziksel görünümlerini hedef alır. Bu durum, Sihâm-ı Kazâ'yı sosyolojik bir eleştiri metni olmaktan çıkarıp, kelimenin tam anlamıyla "edebi bir terör" eylemine dönüştürür. Nef'i, düşmanlarını eleştirmez; onları küçültür, alay eder ve o yüksek divan edebiyatı formlarının içine hapsederek asırlar boyunca okunacak komik ve acınası figürlere dönüştürür. Eser, zekanın ve kibrin zehirli birleşimidir ve sahibinin idam fermanı olmuştur.

