Define Adası, Robert Louis Stevenson'ın genç Jim Hawkins'in bakış açısıyla anlattığı, korsanlık, hazine ve ihanet eksenli bir macera romanıdır. Hikâye, Billy Bones'un Hanı'na gelmesiyle başlar; ölümünden sonra Jim'in eline geçen hazine haritası, Trelawney ve Livesey'in düzenlediği Hispaniola seferine kapı aralar. Stevenson burada çocukluk ile yetişkinliğin eşiğindeki bir kahramanın, yetişkinlerin dünyasında nasıl seçim yaptığını kurar.
Romanın merkezinde harita, ada ve «Flint'in define sandığı» vardır; ancak asıl gerilim insan ilişkilerinden gelir. Mürettebatın bir kısmının gizli korsan olduğu ortaya çıktığında gemi ve ada iki cepheye bölünür. Jim hem cesaretle hem de acelecilikle hareket eder; bu ikilik, maceranın gerçekçi tonunu korur — kahraman her zaman doğru karar vermez.
Long John Silver, edebiyatta unutulmaz antagonistlerden biridir: Tek bacaklı, zeki, şarmant ve tehlikeli. Gümüş ile Jim arasındaki çatışma-dostluk gerilimi, romanı basit iyi-kötü şemasından çıkarır. Diğer karakterler — Livesey'in soğukkanlılığı, Trelawney'in fevri iyimserliği, Ben Gunn'un adada yalnız kalışı — hikâyeye mizah ve çeşitlilik katar.
Stevenson'ın dili, 19. yüzyıl macera geleneğini modern okuyucuya taşır: kısa bölümler, net sahneler, deniz ve ada atmosferi güçlüdür. Felsefi ağırlık taşımaz; tema olarak güven, ihtiyat ve «define» arayışının insanı nasıl yozlaştırdığı ima edilir. Mantıksal olarak bazı tesadüfler (özellikle son bölümlerde) vardır; ancak genel örgü sıkıdır ve tempo yüksektir.
İlk kez macera okuyacaklara ve klasik İngiliz edebiyatına giriş yapmak isteyenlere uygundur. Okuma zorluğu düşük-orta; sürükleyici yapısı nedeniyle geniş bir yaş aralığına hitap eder. Eserin kültürel etkisi büyüktür — korsan mitolojisinin pek çok kalıbı bu romandan beslenir.

