Hernani, 16. yüzyıl İspanya’sında, üç farklı erkeğin aynı kadına (Doña Sol) duyduğu saplantılı aşkın ve bu aşkın Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu’nun kuruluş sancılarıyla iç içe geçmesinin epik hikâyesidir. Doña Sol, İspanya’nın en güçlü ve yaşlı asilzadelerinden biri olan amcası Don Ruy Gomez de Silva ile nişanlıdır. Ancak genç kadın, aslında dağlarda yaşayan isyankâr bir haydut olan Hernani’ye aşıktır. Hernani, babası önceki kral tarafından idam edilmiş, unvanları elinden alınmış ve intikam yemini etmiş sürgün bir asilzadedir. Bu aşk üçgenine bir dördüncü kişi daha dahil olur: Geceleri kılık değiştirerek sokaklarda dolaşan İspanya Kralı Don Carlos (geleceğin imparatoru Şarlken). Kral da Doña Sol’ü arzulamaktadır.
Oyun, sürekli bir saklanma, yüzleşme ve onur düelloları serisiyle ilerler. Hernani, kralı öldürme fırsatları yakalar ancak şövalye onuru nedeniyle onu savunmasızken öldürmez. En kritik ahlaki düğüm, Kral Carlos’un askerleriyle birlikte Hernani’yi yakalamak için Ruy Gomez’in şatosuna gelmesiyle atılır. Ruy Gomez, Hernani’nin kendi nişanlısı Doña Sol’e âşık olduğunu az önce öğrenmiş olmasına rağmen, antik «misafirperverlik ve Kastilya onuru» yasası gereği evine sığınan düşmanını krala teslim etmez. Şatosunu ve unvanını riske atarak Hernani’yi korur. Kral, öfkeyle Doña Sol’ü rehin alarak gider.
Kral gittikten sonra Ruy Gomez ve Hernani yalnız kalır. Hernani, kendi hayatını kurtaran yaşlı adama minnettarlığını göstermek için ona bir av borusu (boynuz) verir. Aralarında o korkunç romantik paktı imzalarlar: «Hayatım sana aittir. Ne zaman istersen bu boruyu çal, nerede olursam olayım duyup kendi canımı alacağım.» Ardından ikisi, Doña Sol’ü kurtarmak ve kralı öldürmek için müttefik olurlar.
Oyunun siyasi zirvesi, Almanya’nın Aachen kentinde, büyük imparator Şarlman’ın (Charlemagne) yeraltı mezarında gerçekleşir. Kral Carlos, Kutsal Roma Cermen İmparatoru seçilmeyi beklerken mezara iner ve burada uzun bir monolog yapar. İktidarın ağırlığını, dünyanın küçüklüğünü ve yöneticiliğin getirdiği yalnızlığı idrak eder. İmparator seçildiğini bildiren toplar patladığında, Carlos (artık Şarlken olmuştur) tüm kişisel kinlerini, hırslarını ve Doña Sol’e duyduğu arzuyu geride bırakmaya karar verir. Eskiden bir haydut olan Hernani’nin aslında sürgün edilmiş bir dük (Don Juan of Aragon) olduğunu ifşa eder; onun unvanlarını geri verir, babasının idamını affeder ve onu Doña Sol ile evlendirir.
Ancak romantik trajedi tam mutlu sonda devreye girer. Hernani (artık Dük) ve Doña Sol, Zaragoza’daki şatolarında düğün gecelerindedir. Tam birbirlerine kavuşacakları o gece karanlıktan tiz bir ses duyulur: av borusunun sesi. İntikam ateşiyle yanan, yaşlı ve acımasız Ruy Gomez, Hernani’nin kendisine verdiği onur yeminini tahsil etmeye gelmiştir. Hernani, sevgilisinin tüm yalvarmalarına rağmen «Kastilya Onuru»nu bozmaz. Doña Sol, yaşlı adamın elindeki zehri önce kendisi içer, kalanı Hernani’ye verir. İki âşık düğün yataklarında birlikte ölürken; Ruy Gomez de bu dehşet verici manzaraya dayanamayarak kendi hançerini kalbine saplar.

