Kitap, Lyrnessos şehrinin Yunanlılar tarafından yağmalanmasıyla açılır. Şehrin kraliçesi Briseis, kocası ve kardeşlerinin, efsanevi savaşçı Aşil (Achilles) tarafından gözleri önünde katledilmesine tanık olur. O gün Briseis için kraliçelik biter ve kölelik başlar. Aşil'e "savaş ganimeti" (bir ödül) olarak sunulur. Ancak Briseis'in hikayesi, klasik İlyada'da olduğu gibi sadece Aşil ile Agamemnon arasında çıkan kavganın bir "nesnesi" olmaktan ibaret değildir. Pat Barker, Briseis'e bir ses, bir hafıza ve bir gözlem gücü verir.
Briseis, Yunan ordugahındaki hayatı anlatırken savaşı erkeklerin kahramanlık destanı olarak değil; kadınların hayatta kalma mücadelesi olarak resmeder. Kampta, soylu Truvalı kadınlardan basit hizmetçilere kadar binlerce kadın, kendilerini esir alan erkeklere hizmet etmek, yemek yapmak ve geceleri yataklarına girmek zorundadır. Briseis, Aşil'in çadırında yaşarken, bu yenilmez savaşçının insani zaaflarına, annesi (Tanrıça Thetis) ile olan tuhaf ilişkisine ve en yakın dostu (ve aşığı) Patroclus ile olan derin bağına yakından tanık olur. Aşil, savaş meydanında bir tanrı gibiyken, çadırında huzursuz, yalnız ve kırılgandır.
Romanın kırılma noktası, Kral Agamemnon'un kendi kölesini (Chryseis) geri vermek zorunda kalıp, Aşil'in elindeki Briseis'e el koymasıdır. Bu olay, Aşil'in gururunu incitir ve savaştan çekilmesine neden olur. Yunan ordusu kırılırken, erkekler bunu "onur" meselesi olarak tartışır; oysa Briseis için bu sadece bir sahibin diğeriyle değişmesidir. Kitap boyunca Briseis, sessizce gözlemler, kaydeder ve "bir gün bu hikayeyi biz anlatacağız" diyerek direncini korur. Sadece Briseis değil, Hektor'un cesedinin sürüklenişi, Patroclus'un ölümü ve Truva'nın düşüşü gibi ikonik olaylar, hep "arka plandakilerin" (kadınların, kölelerin) gözünden, tüm vahşetiyle aktarılır. Pat Barker, İlyada'daki o büyük boşlukları; kadınların çığlıkları, kan, kir ve sessizlikle doldurur.
Kızların Suskunluğu
Editör puanı
7.1
Editör Notu
Neden Okumalısınız: İlyada Destanı'nı hep "kahraman erkeklerin" gözünden okuduk/izledik (Brad Pitt'li Troy filmi gibi). Bu kitap, kamerayı ters çevirip savaşın gerçek mağdurlarına odaklanıyor. Mitolojiyi seviyorsanız ama o "steril ve epik" dilden sıkıldıysanız; kanlı, canlı, pis ve gerçekçi bir Antik Yunan portresi için okumalısınız.
Neden Okumamalısınız: Eğer Aşil, Hektor gibi karakterleri sadece "kusursuz kahramanlar" olarak hatırlamak istiyorsanız, bu kitaptaki "insani ve bazen aciz" halleri hoşunuza gitmeyebilir. Feminen bakış açısı ve savaşın arka planındaki durağan kamp hayatı (çamaşır yıkama, yemek yapma detayları) aksiyon arayan okuru sıkabilir.
Dramatis personae
Tıklayarak karakter analizini açın
Hikâyenin Kahramanları
Aşil / Achilles
basrol
Briseis
basrol
Agamemnon
antagonist
Patroclus
yan_karakter
📖 Kitap Hakkında
📂 Bu Kitabın Yer Aldığı Listeler:
İroniden Kaçış: Post-Postmodernizmin Dev Ayak İzleri
📜 Kitaptan İz Bırakan Alıntılar
Briseis
Kitap Karakteri / Yazarı
""Büyük adamlar... Tarih onların yaptıklarını yazar, ama tarih onların yaptıklarına katlanmak zorunda kalanları nadiren yazar." "
Briseis
Kitap Karakteri / Yazarı
""Sessizlik bir kadın işidir, değil mi? Ama sessizlik, görünmez olmak demek değildir."
"
Briseis
Kitap Karakteri / Yazarı
""Bizim hikayelerimizi kim anlatacak? Bizden geriye ne kalacak? Sadece kahramanların yataklarındaki gölgeler mi olacağız?" "
Briseis
Kitap Karakteri / Yazarı
""O (Aşil) bir kasaptı. Ama elinde bir lir (müzik aleti) varken, ruhunu görebilirdiniz." "
Konular
Tüm konular ve yanıtlar herkese açıktır. Konu açmak veya yanıtlamak için giriş gerekir.
Henüz konu yok. İlk konuyu siz açın.
Konu aç
Konu açmak için giriş yapın.

