Artamonovlar, köleliğin kaldırılmasının ardından özgürlüğüne kavuşan enerjik ve hırslı baba İlya Artamonov’un, küçük bir kasabada bir keten fabrikası kurmasıyla başlar. Hikâye; bu girişimin bir imparatorluğa dönüşmesini, ardından İlya’nın oğulları ve torunları üzerinden bu mirasın nasıl bir yüke dönüştüğünü anlatır.
Kitap aslında sadece bir ailenin değil, Rusya’nın 1860’lardan 1917 Devrimi’ne kadar uzanan sancılı değişim sürecinin bir özetidir. Birinci kuşak (İlya) fabrikayı tırnaklarıyla kazıyarak kuran "yaratıcı" güçtür. İkinci kuşak, bu zenginliğin içinde bocalayan, ahlaki ve zihinsel çöküş yaşayan "idareciler"dir. Üçüncü kuşak ise artık köhneleşmiş bu düzenin altında ezilen veya ona başkaldıran "yıkıcı" veya "kayıp" nesildir.
Gorki, fabrikanın gürültüsü ve işçilerin alın teri eşliğinde; sermayenin doğasını, sınıf çatışmalarını ve bireyin toplumsal dönüşüm karşısındaki çaresizliğini ustalıkla betimler. Artamonov ailesinin görkemli konağı ile fabrikanın isi arasında sıkışan hayatlar, Rusya’nın büyük patlamasına (Ekim Devrimi) doğru giden yolu adım adım izler.

