Roman, 3 Ekim 1951 tarihinde, New York'taki Polo Grounds stadyumunda oynanan efsanevi New York Giants - Brooklyn Dodgers beyzbol maçıyla açılır. Bu maç, Bobby Thomson'ın attığı ve "Dünyadan Duyulan Vuruş" olarak tarihe geçen o ünlü "Home Run" ile sona erer. Aynı gün, dünyanın öbür ucunda Sovyetler Birliği ikinci atom bombası denemesini gerçekleştirir. DeLillo, bu iki olayı (Amerikan halkının kolektif sevinci ile nükleer çağın getirdiği kolektif korkuyu) birleştirerek romanın ana temasını kurar. Maçta tribünlere giden o ünlü top, siyahi bir çocuk olan Cotter Martin tarafından yakalanır ve topun elden ele dolaşacağı 40 yıllık yolculuk başlar. Bu top, Soğuk Savaş tarihinin sessiz bir tanığı, bir "kutsal emanet" gibidir.
Kitap, bu giriş bölümünden sonra 1990'lara atlar ve buradan geriye, 1950'lere doğru tersine işleyen bir kurguyla devam eder. Ana karakter Nick Shay, Arizona çölünde yaşayan, nükleer atık ve çöp yönetimi konusunda uzmanlaşmış bir yöneticidir. Nick, geçmişinde, Bronx'ta geçen sorunlu gençliğinde işlediği bir suçun (bir adamı vurmasının) ve babasının gizemli bir şekilde ortadan kayboluşunun gölgesinde yaşamaktadır. Nick'in işi "atık"tır; DeLillo'ya göre medeniyet, geride bıraktığı çöplerle tanımlanır. Nükleer atıklar toprağın altına gömülürken, Nick de kendi travmatik geçmişini bilinçaltına gömmeye çalışmaktadır.
Nick'in bir dönem ilişki yaşadığı Klara Sax ise, eski bombardıman uçaklarını çöle dizip onları boyayarak devasa sanat eserlerine dönüştüren bir sanatçıdır. Klara, Soğuk Savaş'ın ölüm makinelerini estetik bir objeye, yani zararsız bir "atıga" dönüştürerek tarihi yeniden yorumlar. Roman boyunca karakterlerin yolları; J. Edgar Hoover gibi tarihsel figürlerle, Teksas Otoyol Katili gibi seri katillerle, rahibelerle ve komplo teorisyenleriyle kesişir. DeLillo, internetin henüz dünyayı tamamen sarmadığı, insanların korku (nükleer savaş) ve tutku (beyzbol) ile birbirine bağlandığı o dönemi inceler. Kitap, bireylerin kişisel tarihlerindeki "kayıp parçaların", büyük dünya tarihindeki "boşluklarla" nasıl örtüştüğünü gösterir. Sonunda, topun yolculuğu ve Nick'in içsel yolculuğu, başladığı o günün, 1951'in masumiyet ve dehşet dolu atmosferinde tamamlanır. "Her şey birbirine bağlıdır," cümlesi kitabın kalbini oluşturur; çöp, tarih, aşk ve ölüm, hepsi aynı yeraltı dünyasının parçalarıdır.
Underworld (Yeraltı Dünyası)
Editör Notu
🌟 Neden Okumalıyım?
Yakın tarih, Soğuk Savaş atmosferi ve "Büyük Amerikan Romanı" geleneğini seviyorsanız; bir yazarın beyzbol maçından nükleer atıklara, seri katillerden Lenny Bruce'un şovlarına kadar devasa bir malzemeyi nasıl birleştirebildiğini görmek için okumalısınız. Özellikle giriş bölümü (Prolog), Amerikan edebiyatının en iyi yazılmış 50 sayfası olarak gösterilir.
⚠️ Neden Okumamalıyım?
Eğer tersine işleyen zaman kurgusu kafanızı karıştıracaksa, 800 sayfa boyunca net bir "sonuç" yerine atmosfer ve fikir tartışmaları okumak sizi sıkacaksa başlamamalısınız. DeLillo'nun "soğuk" ve mesafeli anlatımı, karakterlerle duygusal bağ kurmanızı zorlaştırabilir.
Hikâyenin Kahramanları
📖 Kitap Hakkında
📜 Kitaptan İz Bırakan Alıntılar
Konular
Tüm konular ve yanıtlar herkese açıktır. Konu açmak veya yanıtlamak için giriş gerekir.
Henüz konu yok. İlk konuyu siz açın.
Konu aç
Konu açmak için giriş yapın.
