Arthur Miller
📜 Hayatı ve Edebi Kişiliği
Arthur Asher Miller, 17 Ekim 1915'te New York'un Harlem semtinde, Polonya kökenli Yahudi bir göçmen ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Isidore Miller, başarılı bir kadın giyim mağazası sahibiydi ve aile başlangıçta refah içinde yaşıyordu. Ancak 1929 Wall Street Çöküşü (Büyük Buhran), Miller ailesinin tüm servetini kaybetmesine ve Brooklyn'e taşınmasına neden oldu. Bu ani sınıf düşüşü ve ekonomik çaresizlik, Miller’ın gelecekteki eserlerinin –özellikle kapitalizmin sıradan insan üzerindeki ezici etkisini anlattığı metinlerinin– temel felsefi ve sosyolojik zeminini oluşturdu.
Lise eğitiminden sonra çeşitli gündelik işlerde çalışarak para biriktiren Miller, Michigan Üniversitesi'ne girdi. Burada gazetecilik ve İngiliz edebiyatı okurken, ilk tiyatro oyunlarını yazmaya başladı ve üniversitenin Avery Hopwood Ödülü'nü kazandı. Mezuniyetinin ardından New York'a dönerek Federal Tiyatro Projesi'ne (Federal Theatre Project) katıldı. Kariyerindeki ilk büyük sıçramayı 1947 yılında sahnelenen ve savaş vurguncusu bir fabrikatörün ahlaki çöküşünü anlatan All My Sons (Tüm Oğullarım) ile yaptı. Bu eser ona ilk Tony Ödülü'nü kazandırdı.
1949 yılında ise onu ölümsüzleştiren ve modern edebiyatın başyapıtlarından biri sayılan Death of a Salesman (Satıcının Ölümü) sahnelendi. Bu eser, trajedinin sadece krallara veya soylulara ait bir tür olmadığını, sıradan modern insanın (Willy Loman) hayal kırıklıklarının da gerçek bir trajedi unsuru olduğunu kanıtlayarak tiyatro tarihini yeniden şekillendirdi. Miller, 1953'te The Crucible (Cadı Kazanı) adlı oyununu yazdı. Görünürde 17. yüzyıldaki Salem cadı mahkemelerini anlatan bu eser, aslında Soğuk Savaş dönemindeki McCarthy'nin anti-komünist "cadı avı"nın ve toplumsal histerinin sert bir alegorisidir. Bu oyun nedeniyle Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC) tarafından ifade vermeye çağrıldı; ancak meslektaşlarının isimlerini vermeyi reddettiği için Kongre'ye itaatsizlikten mahkum edildi (bu karar daha sonra bozuldu).
Miller’ın özel hayatı da en az edebi kariyeri kadar kamuoyunun odağındaydı. 1956 yılında dönemin en büyük Hollywood ikonu Marilyn Monroe ile evlendi. Bu evlilik boyunca Monroe için The Misfits (Uygunsuzlar) filminin senaryosunu yazdı, ancak çift 1961'de boşandı. Miller, hayatının geri kalan yarısında da After the Fall (Düşüşten Sonra), The Price (Bedel) ve Broken Glass (Kırık Sırça) gibi ahlaki sorumluluk, Holokost, aile içi psikolojik dinamikler ve varoluşsal suçluluk temalarını işleyen oyunlar üretmeye devam etti. Hayatı boyunca yazarlıktan hiç kopmadı, entelektüel duruşunu ve muhalif kimliğini koruyarak uluslararası bir aydın olarak saygı gördü.
Kütüphanemizdeki Eserleri
Konular
Tüm konular ve yanıtlar herkese açıktır. Konu açmak veya yanıtlamak için giriş gerekir.
Henüz konu yok. İlk konuyu siz açın.
Konu aç
Konu açmak için giriş yapın.


