ENGLA RĪCE’NİN KURULUŞU VE VİKİNG-SAKSON MÜCADELESİ (927 – 1066)
İngiltere’nin tek bir çatı altında birleşmesi ve “Engla rīce” (İngilizlerin Krallığı) olarak adlandırılmaya başlanması, 10. yüzyılın başlarında gerçekleşen yoğun askeri ve siyasi mücadelelerin bir sonucudur. Büyük Alfred’in başlattığı birleşme vizyonunu tamamlayan kişi, 924-939 yılları arasında hüküm süren Athelstan olmuştur.
Athelstan ve İngiltere’nin Birleşmesi Athelstan, İngiltere’deki Anglosakson krallıklarını birleştirerek Danelaw (Viking) bölgelerini sınırlarına katmayı hedeflemiştir. Danelaw’un kuzeyindeki Viking topraklarını barışçıl yollarla ele geçirmek için kız kardeşini Danimarkalı Northumbria Kralı Yaşlı Sidric ile evlendirmiş, Sidric’in ertesi yıl ölmesi üzerine de bu bölgeyi kendi kontrolüne almıştır. Ancak Athelstan’ın otoritesini tam anlamıyla kabul ettirmesi kolay olmamıştır. 937 yılında, İrlanda Denizi ittifakı olarak da bilinen Galli, İskoç ve Dublin Vikinglerinden oluşan devasa bir koalisyonun saldırısıyla karşı karşıya kalmıştır. Tarihe Brunanburh Savaşı olarak geçen ve dönemin kroniklerinde “kılıçla kazanılmış en büyük muharebe” olarak adlandırılan bu kanlı savaşta Athelstan kesin bir zafer kazanmış, savaş alanında düşman koalisyonuna mensup beş kral ölmüştür. Bu zafer, tüm İngiltere’nin tartışmasız hükümdarı olarak Athelstan’ın konumunu perçinlemiştir.
Huzursuzluk ve Edgar’ın Barış Dönemi Athelstan 939’da ölünce yerine geçen 17 yaşındaki üvey kardeşi I. Edmund (939-946), İrlanda Kralı Dublinli I. Olaf’ın İngiltere’nin orta bölgelerini ele geçirmesiyle uğraşmak zorunda kalmış, ancak 942’de bu toprakları geri alabilmiştir. Ardından gelen Edred (946-955), sağlık sorunlarına rağmen ülkeyi bir arada tutmayı başarmıştır. Ancak Edwy (955-959) dönemi bir zayıflık devri olmuş; Edwy’nin kilise mülklerine el koyması ve saray görevlilerinin etkisinde kalması, Mercia ve Northumbria soylularının isyan etmesine yol açmıştır.
Edwy’nin ölümüyle kardeşi Edgar (959-975) tüm İngiltere’nin kralı olmuştur. Edgar’ın saltanatı büyük bir istikrar getirmiştir. Öyle ki, 973 yılında Cheshire’da (Dee Nehri üzerinde) Galler, Cumbria, İskoçya ve Viking İrlandası krallarının da katıldığı ve ona biat ettiği büyük bir törenle İngiltere’yi barış içinde birleştirmiş, “İngiltere Kralı” olarak taç giyen ilk yönetici unvanını almıştır,.
Vikinglerin Geri Dönüşü ve Ethelred (Tedariksiz) Edgar’ın getirdiği barış ortamı kalıcı olmamıştır. Şehit Edward’ın (975-978) kısa saltanatının ardından tahta geçen II. Ethelred (Tedariksiz) (978-1016) dönemi, krallığın en karanlık çağlarından biri olmuştur,. 980’den itibaren Viking baskınları yeniden başlamış; Çatal Sakal Sweyn ve geleceğin Norveç kralı Olaf Trygvarson komutasındaki filolar İngiltere’ye dehşet saçmıştır. 991’deki Maldon Savaşı’nda Anglosaksonların ağır bir yenilgi alması üzerine Kral Ethelred, saldırıları durdurmak için Danimarkalılara “Danegeld” adı verilen 10.000 poundluk haraçlar ödemek zorunda kalmıştır,.
Durum o kadar kötüleşmiştir ki 1013 yılına gelindiğinde Sweyn’in saldırıları Ethelred’i tahtını terk edip Normandiya’ya (karısı Emma’nın memleketine) kaçmaya zorlamıştır. İngiliz parlamentosu niteliğindeki “Witan”, Sweyn’in 1014’teki ölümü üzerine Ethelred’i “iyi yönetim” şartıyla geri çağırmış; bu olay, bir İngiliz kralı ile uyrukları arasındaki kayda geçmiş ilk siyasi sözleşme olmuştur.
Anglo-Danimarka İmparatorluğu: Cnut Dönemi Ethelred’in ve varisi Edmund Ironside’ın ölümlerinin ardından 1016’da Çatal Sakal Sweyn’in oğlu Cnut (1016-1035), Londra’da İngiltere Kralı olarak taç giymiştir. Cnut, İngiltere’yi fethetmiş olsa da bilgece bir yönetim sergilemiştir. Ethelred’in dulu Normandiyalı Emma ile evlenerek tahtını meşrulaştırmış ve İngiltere’yi; Danimarka ve Norveç’i de kapsayan büyük bir Viking imparatorluğunun parçası yapmıştır. Cnut, Anglosakson toprak sahiplerinin arazilerine dokunmamış, güçlü manastırlarla ve Kilise ile iyi ilişkiler kurarak adayı bir Anglo-Danimarka devleti olarak yönetmiştir,.
Wessex Hanedanı’nın Dönüşü ve Yaklaşan Fırtına Cnut’un oğulları (Tavşan Ayaklı Harold ve Harthacnut) arasındaki taht kavgalarının ardından Anglo-Danimarka devleti parçalanmış ve 1042’de İngiltere tahtı yeniden Wessex hanedanına geçmiştir. Ethelred’in oğlu olan İtirafçı (Günah Çıkartan) Edward (1042-1066) kral ilan edilmiştir,.
Uzun yıllar sürgünde yaşayan Edward, İngiltere’ye gelirken yanında Fransızca konuşan saraylıları getirerek ülkede ilk Norman etkisini başlatmış ve devlet belgelerinin Fransızca yazılmasına önayak olmuştur. Edward’ın dindar yapısı ve çocuksuzluğu, devletin fiili yönetiminin kudretli bir Anglo-Danimarka soylusu olan Wessex Kontu Earl Godwin‘in ve daha sonra onun oğlu Harold‘un (Godwinson) eline geçmesine neden olmuştur,. Edward, Godwin’in kızıyla evlenmiş olsa da sarayda Godwin’in taraftarları ile Edward’ın Norman taraftarları arasında sürekli bir düalizm ve gerilim yaşanmıştır.
Edward’ın 1066 yılındaki çocuksuz ölümü, İngiltere’nin kaderini tamamen değiştirecek devasa bir taht krizine yol açmıştır. Tahtta hak iddia eden Harold Godwinson’un kral ilan edilmesiyle, Manş Denizi’nin ötesinde hak iddia eden Normandiya Dükü William’ın istila hazırlıkları başlamış ve İngiltere tarihinin en büyük kırılma noktalarından birine doğru geri sayım başlamıştır.
NORMAN İSTİLASI VE ERKEN PLANTAGENET HANEDANLIĞI (1066 – 1216)
İngiltere’nin 1066’da Normanlar tarafından fethi, sadece bir hanedan değişikliği değil; adanın dilini, kültürünü, hukukunu ve siyasi yapısını temelden sarsan devasa bir kırılma noktasıdır.
Fatih William ve Norman Düzeninin Kurulması (1066-1087) Hastings Muharebesi’ni (1066) kazanan I. William (Fatih), Noel günü Westminster’da İngiltere Kralı olarak taç giymiştir. Ancak Anglosaksonların direnişi hemen bitmemiş; bilhassa 1069’da York’ta ve 1071’de Doğu Anglia’da Hereward the Wake önderliğinde büyük isyanlar patlak vermiştir. William, otoritesini tesis etmek için isyanları acımasızca bastırmış, “Kuzeyin Hırpalanması” olarak bilinen olaylarda köyleri ve ekinleri yakarak halkı açlığa mahkûm etmiş ve adanın dört bir yanına (Londra Kulesi dâhil) Norman tahakkümünün simgesi olan taş kaleler inşa ettirmiştir.
William, İngiltere’de Avrupa’daki feodal sistemin çok daha merkezi bir versiyonunu kurmuştur. Adadaki toprakların neredeyse tamamı Anglosaksonlardan alınarak yaklaşık 200 Norman barona ve Kilise’ye dağıtılmış, ancak William “adamımın adamı benim adamım değildir” ilkesini yıkarak tüm alt vasalların doğrudan krala sadakat yemini etmesini zorunlu kılmıştır. 1085-1086 yıllarında, adil vergilendirme yapmak ve mülkiyet kayıtlarını tutmak amacıyla ülkenin devasa bir ekonomik envanterini çıkartmıştır. Saksonların kararlarının değiştirilemezliğine atfen “Domesday Book” (Kıyamet Günü Kitabı) adını verdikleri bu kayıt, İngiltere’nin merkezi bir devlet olmasının en büyük idari adımlarından biri olmuştur.
Kızıl William ve I. Henry Dönemi (1087-1135) Fatih William’ın 1087’deki ölümüyle İngiltere tahtına ortanca oğlu II. William (Rufus) geçmiştir. Rufus dönemi; saraydaki lüks, Kilise ile çatışmalar ve Başpiskopos Anselm’in sürgüne gönderilmesiyle hatırlanır. 1100 yılında ormanda şüpheli bir av kazasında ölmesi üzerine, küçük kardeşi I. Henry (1100-1135) hızla hazineye el koyarak tahta çıkmıştır.
- Henry, tahta çıkışını meşrulaştırmak için, ileride Magna Carta’ya da ilham verecek olan Özgürlükler Sözleşmesi’ni (Charter of Liberties) yayınlamış ve hükûmet ihlallerini durduracağına söz vermiştir. 1106’daki Tinchebray Savaşı’nda ağabeyi Normandiya Dükü Robert’ı yenerek İngiltere ile Normandiya’yı kendi şahsında tekrar birleştirmiştir. Henry dönemi, İngiliz devlet çarkının profesyonelleştiği bir devirdir. Curiales denilen “yeni adamlar” (profesyonel memurlar) bürokrasiye entegre edilmiş, vergilerin ve giderlerin denetimi için Maliye (Hazine Dairesi/Exchequer) kurularak düzenli kayıt tutulmaya başlanmıştır. Ancak Henry’nin tek meşru erkek varisi William’ın 1120’de “Beyaz Gemi” (White Ship) faciasında boğularak ölmesi, ülkeyi büyük bir krize sürüklemiştir.
Stephen, Matilda ve Anarşi Dönemi (1135-1154) Henry, kızı Matilda‘yı veliaht ilan edip baronlarına yemin ettirmesine rağmen; ölümü üzerine yeğeni Bloisli Stephen (1135-1154) tahtı gasp etmiştir. Matilda’nın 1139’da İngiltere’ye gelmesiyle, ülkeyi on beş yıl sürecek olan ve “Anarşi” olarak adlandırılan yıkıcı bir iç savaş sarmıştır. Bu otorite boşluğunda feodal baronlar kendi başlarına buyruk hareket etmiş, kanunsuzluk ve yoksulluk artmıştır. Savaş, ancak Matilda’nın oğlu Henry’nin İngiltere’ye gelip Stephen ile 1153’te yaptığı anlaşma ile son bulmuş; Stephen’ın ölümünden sonra tahtın Henry’ye geçmesi kararlaştırılmıştır.
- Henry ve Plantagenet İmparatorluğu (1154-1189) İlk Plantagenet kralı II. Henry, Akitanya Düşesi Eleanor ile yaptığı evlilik sayesinde İskoçya sınırından Pireneler’e kadar uzanan, Fransa kralından bile daha büyük topraklara (Angevin İmparatorluğu) hükmeden muazzam bir güç haline gelmiştir.
- Henry’nin en büyük mirası, hukuk alanındadır. Adaletin saray yetkililerinden ziyade gezici yargıçlar ve jüriler eliyle dağıtılmasını sağlamış; bu da İngiliz hukukunun temeli olan Common Law (Ortak Hukuk) sisteminin ülke çapında standart hale gelmesinin önünü açmıştır. Ayrıca 1164 Clarendon Tüzüğü ile Kilise mahkemelerinin gücünü kısıtlamak ve din adamlarını laik yasalara tabi kılmak istemiştir. Bu hamlesi, bir zamanlar en yakın dostu ve şansölyesi olan Canterbury Başpiskoposu Thomas Becket ile tarihi bir çatışmaya yol açmış ve Becket’ın 1170 yılında katedralde kralın şövalyelerince öldürülmesiyle sonuçlanmıştır. Bu cinayet, Henry’nin Kilise üzerindeki otorite kurma hedefini sekteye uğratmıştır. Saltanatının son yılları, karısı Eleanor ve oğullarının (Aslanyürekli Richard ve Yurtsuz John dâhil) Fransa kralının da kışkırtmasıyla kendisine karşı başlattıkları isyanlarla geçmiştir.
Aslanyürekli Richard ve Yurtsuz John: Otoritenin Sarsılması (1189-1216) I. Richard (Aslanyürekli) (1189-1199), karizmatik bir savaşçı olmasına rağmen on yıllık saltanatının sadece birkaç ayını İngiltere’de geçirmiş, Üçüncü Haçlı Seferi’nin maliyetini ve dönüşte esir düştüğü için istenen devasa fidyeyi İngiliz halkına ağır vergiler olarak yüklemiştir.
Kardeşi Yurtsuz John (1199-1216) ise askerî ve diplomatik açıdan başarısız bir monark olmuştur. 1204’te İngilizlerin Fransa’daki kalesi konumundaki Normandiya’yı Fransa Kralı Philippe Auguste’e kaybetmiştir. Mali açığını kapatmak için eşi görülmemiş vergiler (scutage vb.) toplaması, adaleti satması ve Kilise ile olan kavgasında (Papa III. Innocentius’un İngiltere’yi aforoz edip enterdi uygulaması) yenik düşüp İngiltere’yi Papalığa bir “fief” olarak sunması; halkı ve soyluları çileden çıkarmıştır.
Nihayetinde baronlar, Kilise’nin (Başpiskopos Stephen Langton) ve burjuvaların da desteğini alarak isyan etmiş, Londra’yı ele geçirerek Kral John’u masaya oturmaya mecbur bırakmışlardır. 15 Haziran 1215’te Runnymede’de imzalanan Magna Carta (Büyük Sözleşme), İngiltere tarihinde kralın yetkilerini yasalarla kısıtlayan ilk büyük anayasal belgedir. Magna Carta, keyfi tutuklamaları yasaklıyor (habeas corpus), genel onay alınmadan yeni vergi konulamayacağını belirtiyor ve kralı hukukun üstünlüğüne boyun eğmeye zorluyordu.
John anlaşmayı imzalar imzalamaz Papa’ya başvurarak iptal ettirmiş, bu durum baronları Fransız Prensi Louis’yi İngiltere tahtına çağırmaya itmiş ve I. Baronlar Savaşı patlak vermiştir. John, 1216 yılında ülkesi iç savaşla, doğu bölgeleri ise bir Fransız işgaliyle boğuşurken hastalanarak (ve hazinesini Wash Körfezi’nde kaybederek) ölmüştür.
PARLAMENTONUN DOĞUŞU VE OTORİTE KRİZLERİ (1216 – 1327)
Kral John’un Magna Carta’yı imzalaması ve hemen ardından patlak veren I. Baronlar Savaşı ortasında 1216’da ölmesiyle İngiltere, derin bir otorite kriziyle baş başa kalmıştır. Ancak bu yüzyıl, kralın yetkilerinin sınırlandırıldığı ve halkın yönetimde temsil edilmeye başlandığı anayasal devrimlere sahne olacaktır.
III. Henry Dönemi ve İkinci Baronlar Savaşı (1216-1272) John’un ölümü üzerine tahta sadece dokuz yaşında olan oğlu III. Henry çıkmıştır. Naiplerin yönetiminde geçen yılların ardından 1226’da yirmi yaşında idareyi eline alan Henry, babasının Fransa’da kaybettiği toprakları geri almak için 1230’da başarısız bir sefere girişmiştir. III. Henry’nin karısı Provencelı Eleonore’un Fransız akrabalarını sarayda önemli görevlere getirmesi ve Sicilya krallığı tacı için Papa’ya taahhüt ettiği yüksek meblağları ödeyebilmek uğruna vergileri artırması baronları çileden çıkarmıştır.
Artan hoşnutsuzluk, 1258’de baronların silahlanarak Henry’ye Oxford Koşulları’nı (Provisions of Oxford) dayatmasına yol açmıştır. Bu belge, Magna Carta’yı teyit ediyor ve krallık kararlarının 24 barondan oluşan bir kurul tarafından onaylanmasını şart koşuyordu. Ancak Henry’nin bu anlaşmadan caymaya çalışması üzerine, baronların lideri Simon de Montfort önderliğinde II. Baronlar Savaşı başlamıştır. 1264’te Lewes’te yapılan ilk savaşı Montfort kazanarak Kral Henry ve Prens Edward’ı Londra Kulesi’nde tutsak etmiş ve İngiltere’nin fiili yöneticisi olmuştur.
Parlamentonun (Meclisin) Doğuşu Simon de Montfort’un 1265’teki kısa iktidarı, İngiltere demokrasi tarihi için bir dönüm noktasıdır. Montfort, kendi otoritesini meşrulaştırmak için Büyük Konsil’e (meclise) piskoposlar ve baronların yanı sıra, her “Shire”dan (bölgeden) seçilmiş iki şövalyenin (ve burjuvaların) de katılmasını zorunlu kılmıştır. Aslında “Parliamentum” kelimesi ilk defa III. Henry döneminde Büyük Konsil’i tanımlamak için kullanılmış olsa da, farklı sınıfların temsil edildiği bu yapı, modern parlamentonun temellerini atmıştır. İlerleyen yıllarda ticari ve zirai bir sınıf olan şövalyeler ve burjuvalar Avam Kamarası’nı, büyük soylular ve yüksek din adamları ise Lortlar Kamarası’nı oluşturacak şekilde parlamento ikiye bölünmüştür.
Montfort’un iktidarı, 1265’te Prens Edward’ın kaçıp Evesham Savaşı’nda Montfort’u yenmesi ve öldürmesiyle son bulmuştur.
- Edward, Galler’in İlhakı ve İskoç Krizleri (1272-1307) 1272’de babasının ölümüyle tahta geçen I. Edward, 35 yıllık saltanatı boyunca İngiltere sınırlarını genişletmeye odaklanmış güçlü bir monarktır. Öncelikle siyasi bir bütünlüğü olmayan ve Llywelyn ap Gruffudd liderliğinde bağımsız hareket eden Galler’e yönelmiştir. 1277’den 1282’ye kadar süren çetin savaşlar sonucunda Galler direnişini kırmış ve 1284’teki Rhuddlan Nizamnamesi ile Galler’i resmen İngiltere Krallığı’na bağlamıştır. 1301’de oğlu Edward’ı “Galler Prensi” ilan etmiş, bu unvan İngiliz veliahtları için bir gelenek haline gelmiştir. (Ayrıca Edward döneminde, 1290 yılında, devletin dış borçlarını kapatmak ve Yahudilerin mal varlıklarına el koymak amacıyla İngiltere’deki tüm Yahudiler sürgün edilmiştir).
Kuzeyde ise İskoçya Kralı III. Alexander’ın ve varisi küçük Margaret’in ölümleri büyük bir veraset krizi yaratmıştır. Edward’ın İskoçya tahtına müdahale edip kendi desteklediği John Balliol’u kral yapması, İskoçların bağımsızlık isyanını tetiklemiştir. William Wallace ve ardından Robert Bruce’un önderlik ettiği I. İskoç Bağımsızlık Savaşı yıllarca İngiltere’yi meşgul etmiştir,,. Bu uzun savaşların yarattığı mali açık, I. Edward’ı 1297’de Parlamentonun vergi onaylama hakkını (Magna Carta’nın anayasal prensiplerini) resmen tanımaya mecbur bırakmıştır,.
- Edward: Zayıflık, Facialar ve Tahttan İndiriliş (1307-1327) I. Edward’ın ölümüyle tahta geçen oğlu II. Edward, babasının aksine beceriksiz ve talihsiz bir kral olmuştur. Babasının sürgüne gönderdiği ve “aşırı dostluğu” nedeniyle sarayda sevilmeyen gözdesi Piers Gaveston‘ı geri çağırıp ona Cornwall Kontluğu gibi büyük yetkiler vermesi baronları çileden çıkarmıştır. Kendilerine hakaret eden Gaveston’a dayanamayan baronlar, 1312’de onu yakalayarak idam etmişlerdir.
Baronlarla kral arasındaki bu kopukluk, İskoçya cephesinde tam bir felaket getirmiştir. Robert Bruce, Edward’ın ordusunu 1314’te Bannockburn Savaşı’nda ağır bir bozguna uğratmış ve İskoçya’nın fiili bağımsızlığını sağlamıştır,,,. Buna ek olarak Avrupa çapında etkili olan 1315-1317 Büyük Kıtlık, aralıksız yağışlar ve mahsulün çürümesi yüzünden İngiltere’de büyük bir açlığa ve nüfus kaybına yol açmıştır,.
- Edward’ın Gaveston’dan sonra kendisine yeni bir gözde, Hugh Despenser‘ı bulması ve devlet hazinesini onun pervasız harcamalarına açması sonunu hazırlamıştır. Kralın karısı Kraliçe Isabella, kocasının bu tutumuna dayanamayarak Fransa’ya, kardeşi Kral IV. Charles’a sığınmış; burada sürgündeki İngiliz soylusu (ve sevgilisi) Roger Mortimer ile bir ittifak kurmuştur,. Isabella ve Mortimer, 1326’da küçük bir orduyla İngiltere’yi işgal etmiş, nefret edilen Despenser ve Kral hiçbir direniş gösteremeden yakalanmıştır,.
Despenser vahşice idam edilirken (kolları kesilmiş, asılmış ve organları parçalanmıştır), İngiltere Parlamentosu benzeri görülmemiş bir adım atarak Kral II. Edward’ı resmen tahttan azletmiş ve yerine 14 yaşındaki oğlu III. Edward’ı kral ilan etmiştir (Ocak 1327),. Hapiste tutulan devrik kral II. Edward ise aynı yılın Eylül ayında Berkeley Şatosu’nda şaibeli (ve vahşice) bir şekilde öldürülmüştür,.
YÜZYIL SAVAŞLARI, KARA VEBA VE GÜLLER SAVAŞI (1327 – 1485)
İngiltere’nin 14. ve 15. yüzyılları; monarşinin Avrupa’da eşi görülmemiş bir askeri güce ulaştığı, ancak peş peşe gelen veba salgınları, köylü isyanları ve tahtı kan gölüne çeviren hanedan içi iç savaşlarla paramparça olduğu son derece çalkantılı bir dönemdir.
III. Edward ve Yüzyıl Savaşları’nın Başlaması (1327-1377) Kral II. Edward’ın azledilmesinin ardından tahta geçen oğlu III. Edward, İngiltere’yi yeniden güçlü ve yayılmacı bir rotaya sokmuştur,. Annesi Isabella’nın Fransa Kralı IV. Philippe’in kızı olması sebebiyle, Fransa tahtında Sal Yasası (kadınların veya kadın soyundan gelenlerin tahta çıkışını engelleyen kural) gereği hak iddia etmiş ve Fransa Kralı VI. Philippe’e meydan okuyarak, 1337 yılında Yüzyıl Savaşları’nı resmen başlatmıştır,,.
III. Edward ve oğlu Kara Prens Edward, İngiliz ordusunun taktiğini değiştirerek zırhlı şövalyelere karşı İngiliz uzun yayını (longbow) merkeze alan bir sistem geliştirmişlerdir,. Bu strateji meyvesini 1340 Sluys deniz muharebesinde ve bilhassa 1346’daki tarihi Crécy Savaşı’nda vermiştir,,. Sayıca çok üstün olan Fransız ağır süvarileri, İngiliz okçularının amansız ateşi karşısında hezimete uğramış ve bu muharebe sonucunda Edward stratejik öneme sahip Calais limanını (1347) ele geçirerek İngiltere’ye kıtada kalıcı bir üs kazandırmıştır,,.
Kara Ölüm (Veba) Felaketi ve Sosyo-Ekonomik Etkisi Savaşın en parlak günlerinde, 1348 yılında Çin üzerinden Avrupa’ya yayılan Büyük Veba Salgını (Kara Ölüm) İngiltere’ye ulaşmıştır,. Veba, İngiltere nüfusunun üçte birinden fazlasını, kimi tahminlere göre yarısını yok ederek muazzam bir demografik çöküşe yol açmıştır,,.
Bu ani nüfus kaybı, İngiliz kırsal ekonomisini temelden sarsmıştır; iş gücü kıtlığı sebebiyle işçi ücretleri iki katına çıkmış, toprak kiraları düşmüştür. Parlamentonun 1351’de ücretleri eski seviyesinde tutmak ve göçü yasaklamak için çıkardığı “İşçi Kanunu” gibi baskıcı önlemler, serflik sisteminin çöküşünü durduramamış, bilakis köylü ile toprak sahipleri arasındaki gerilimi had safhaya çıkarmıştır,,. Vebaya rağmen savaş durmamış, 1356’da Poitiers Savaşı’nda Kara Prens Edward, Fransa Kralı İyi Jean’ı bizzat esir almış ve 1360 Brétigny Antlaşması ile Fransa, geniş toprakları İngiltere’ye bırakmak ve devasa bir fidye ödemek zorunda kalmıştır,,,.
- Richard, Köylü İsyanı ve Lancaster Darbesi (1377-1399) III. Edward ve büyük komutan Kara Prens’in ölümlerinin ardından tahta, Kara Prens’in 10 yaşındaki oğlu II. Richard geçmiştir,,. Yüzyıl Savaşları’nın maliyetini karşılamak için konulan ve herkesten eşit alınan ağır “kelle vergisi” (poll tax), 1381 yılında Wat Tyler ve radikal rahip John Ball liderliğindeki Büyük Köylü İsyanı’nı (Peasants’ Revolt) tetiklemiştir,,,. İsyancılar Londra’yı işgal edip önemli devlet adamlarını idam etmişler, II. Richard göstericileri yatıştırmak için yalan vaatlerde bulunmuş, kalabalık dağılınca da isyanı kanlı bir şekilde bastırmıştır,,.
- Richard, ilerleyen yıllarda mutlakiyetçi bir yönetim sergileyip rakiplerini sürgüne gönderince, soyluların büyük tepkisini çekmiştir. Sürgüne gönderilen kuzeni Lancasterlı Henry Bolingbroke, 1399’da ülkeye dönerek soyluların ve parlamentonun desteğiyle II. Richard’ı tahttan indirip zindanda öldürtmüş ve IV. Henry adıyla kral ilan edilmiştir. Böylece Lancaster Hanedanlığı dönemi başlamıştır,,.
- Henry ve Agincourt Efsanesi (1413-1422) Galler’deki Owain Glyndwr isyanı gibi zorluklarla geçen IV. Henry döneminin ardından, oğlu V. Henry Fransa’daki iç karışıklıkları (Armagnac-Burgonya çekişmesi) fırsat bilerek Yüzyıl Savaşları’nı yeniden alevlendirmiştir,,.
25 Ekim 1415’te, ağır kış şartları ve yorgunluktan kırılmış, sayıca çok az İngiliz ordusu Agincourt Savaşı’nda çok büyük bir Fransız ordusuyla karşılaşmıştır. Savaş alanının çamuru ve İngiliz okçularının kazıklı savunması, zırhlı Fransız şövalyeleri için tam bir ölüm tuzağına dönüşmüş; Fransa devasa kayıplar verirken V. Henry tarihin en büyük askeri zaferlerinden birini kazanmıştır,,. Fransız direnişinin çökmesi ve Burgonyalıların İngiliz safına geçmesiyle, 1420’de imzalanan Troyes Antlaşması ile V. Henry, Fransa Kralı VI. Charles’ın kızıyla evlenmiş ve hem İngiltere’nin hem de Fransa’nın veliahdı ilan edilmiştir,.
- Henry, Fransa’nın Kaybı ve Çöküş (1422-1461) V. Henry’nin 1422’de dizanteriden beklenmedik ölümü her şeyi değiştirmiştir. Yerine geçen 1 yaşındaki oğlu VI. Henry, büyüdüğünde zayıf karakterli ve zaman zaman akıl hastalığı krizleri geçiren bir kral olmuştur,,. Fransa’da Jeanne d’Arc’ın (Jan Dark) ortaya çıkışı ve Fransızların uyanışıyla İngilizler, ellerindeki toprakları birer birer kaybetmişlerdir,,. Topların savaş meydanlarında etkili biçimde kullanıldığı 1450 Formigny ve 1453 Castillon savaşlarındaki ağır İngiliz mağlubiyetleri ile, Calais limanı hariç Fransa’daki tüm İngiliz toprakları yitirilmiş ve Yüzyıl Savaşları İngiltere’nin kesin yenilgisiyle son bulmuştur,,.
Bu utanç verici hezimetler ve ağır vergiler, İngiltere’de 1450’deki Jack Cade İsyanı gibi halk ayaklanmalarına yol açmış ve monarşinin otoritesini yerle bir etmiştir,,,.
Güller Savaşı (1455-1485): York ve Lancaster Mücadelesi Zayıf Lancaster Kralı VI. Henry’ye karşı, güçlü ve köklü York Dükü Richard‘ın muhalefetiyle başlayan süreç, İngiltere’nin soylu ailelerini (Kırmızı Güllü Lancasterlar ile Beyaz Güllü Yorklar) otuz yıl sürecek kanlı bir hanedan savaşına, Güller Savaşı’na sürüklemiştir,,. 1455’te St. Albans Muharebesi ile başlayan ilk kanlı çatışmalar, York Dükü Richard’ın Wakefield’da öldürülmesiyle (1460) zirveye çıkmıştır,.
Babasının intikamını alan York Dükünün oğlu, 1461’de Towton’da Britanya tarihinin en kanlı çarpışmalarından birinde (on binlerce insanın öldüğü) Lancasterları ezmiş ve IV. Edward adıyla tahta çıkmıştır,,,. IV. Edward’ın saltanatı sırasında, eski müttefiki olan kudretli “Kral Yapıcı” (Kingmaker) Warwick Kontu Richard Neville taraf değiştirerek VI. Henry’yi 1470’te kısa süreliğine tekrar tahta çıkarmışsa da, IV. Edward 1471’deki Barnet ve Tewkesbury savaşlarında hem Warwick’i hem de Lancaster veliahdını kesin olarak ortadan kaldırmıştır; tutsak alınan eski kral VI. Henry de Londra Kulesi’nde öldürülmüştür,,,,,.
Güller Savaşı’nın Sonu: III. Richard ve Bosworth (1483-1485) IV. Edward 1483’te aniden ölünce, yerine geçen çocuk yaştaki V. Edward, amcası Gloucester Dükü Richard tarafından himaye altına alınmış ancak çocuk kral ve kardeşi Londra Kulesi’ne kapatılarak bir daha hiç görülmemiştir (“Kuledeki Prensler”),,,. Prensleri gayrimeşru ilan ettirerek III. Richard adıyla tahtı gasp eden bu acımasız ve tartışmalı figür, ülkedeki muhalefeti daha da bilemiştir,.
Nihayet, Lancaster soyunun (annesinin Beaufort bağı üzerinden) son uzak hak iddiacısı olan ve sürgünde büyüyen Henry Tudor, 1485’te İngiltere’ye çıkmış ve Bosworth Muharebesi’nde Kral III. Richard ile karşı karşıya gelmiştir,,. Savaş sırasında Lord Stanley gibi önemli soyluların taraf değiştirmesiyle III. Richard savaş meydanında öldürülmüş ve başındaki tacı Henry Tudor’a takdim edilmiştir,. VII. Henry adıyla tahta çıkan Tudor, IV. Edward’ın kızı Yorklu Elizabeth ile evlenerek Kızıl ve Beyaz gülleri birleştirmiş (Tudor Gülü) ve İngiltere’de Plantagenet hanedanlığını kapatarak Orta Çağ’ın sonunu getiren Tudor Hanedanlığı devrini başlatmıştır.
TUDOR HANEDANLIĞI, DİNİ REFORM VE ALTIN ÇAĞ (1485 – 1603)
Güller Savaşı’nın yıkıcı ortamından zaferle çıkan Tudor Hanedanlığı, krallığın hem idari yapısını hem de dini inancını baştan aşağı değiştirerek İngiltere’yi küresel bir deniz gücüne dönüştürecek adımları atmıştır.
VII. Henry ve Devletin Yeniden İnşası (1485-1509) Bosworth Muharebesi’nde tahtı ele geçiren VII. Henry, Lancaster ve York hanedanlarını IV. Edward’ın kızı Elizabeth ile evlenerek birleştirmiş ve bu barışın simgesi olarak “Tudor Gülü”nü yaratmıştır,. Feodal baronların özel ordularını dağıtarak ve meşhur “Yıldız Odası” (Star Chamber) mahkemesini kurarak soyluların gücünü kırmış, bunun yerine orta sınıfı ve burjuvaziyi güçlendirmiştir,. Mali açıdan son derece tutumlu (hatta halkın gözünde para hırsına batmış) bir politika yürüten kral, devlet hazinesini ağzına kadar doldurmuştur,. Dış politikada savaştan kaçınarak İspanya ile ittifak kurmuş ve 1497’de John Cabot’un Kuzey Amerika seferini destekleyerek İngiltere’nin okyanus ötesi keşiflerinin temelini atmıştır,.
VIII. Henry ve Dini Reformasyon (1509-1547) Babasının aksine şatafata, lükse ve savaşa düşkün genç bir Rönesans prensi olarak tahta çıkan VIII. Henry, İngiltere tarihinin en radikal kırılmalarından birine imza atmıştır,,. Başlangıçta koyu bir Katolik olan ve Martin Luther’e karşı yazdığı reddiye sayesinde Papa’dan “İmanın Savunucusu” unvanını alan Henry,, erkek varis doğuramayan eşi Aragonlu Catherine’den boşanıp saray nedimesi Anne Boleyn ile evlenmek istemiştir,. Ancak Papa’nın ve Kutsal Roma İmparatoru V. Karl’ın baskısıyla boşanma izni çıkmayınca Henry, İngiliz Kilisesi’ni Roma’dan ayırmaya karar vermiştir,.
1534’te çıkarılan Üstünlük Yasası (Act of Supremacy) ile Papa’nın yetkilerini fesheden Henry, kendisini İngiltere Kilisesi’nin “Yüce Başkanı” ilan etmiştir,,. Bu değişimi kabul etmeyen Şansölye Thomas More ve Piskopos John Fisher gibi pek çok aydın idam edilmiştir,,. Kralın başbakanı Thomas Cromwell’in idaresinde 1536-1540 yılları arasında yüzlerce manastır basılarak devasa servetlerine ve arazilerine el konulmuştur,,,. Bu arazilerin satılması, İngiltere’de yeni bir burjuva toprak sahibi sınıfı (gentry) yaratmış ve İngiliz ulusunu modern çağa ekonomik olarak hazırlamıştır,. Dini değişimler ve ekonomik zorluklar, 1536’da Kuzey’de on binlerce kişinin katıldığı “İnayet Haccı” (Pilgrimage of Grace) ayaklanmasına yol açmışsa da bu isyan Henry tarafından acımasızca ve kanlı bir şekilde bastırılmıştır,,. Ayrıca Henry döneminde Galler tamamen İngiltere ile birleştirilmiş (1536, 1543) ve kral 1541’de İrlanda Kralı ilan edilmiştir,.
- Edward ve Protestanlığın Yükselişi (1547-1553) Henry’nin Jane Seymour’dan olan tek oğlu VI. Edward, henüz 9 yaşında tahta çıkmıştır,. Çocuk kralın naipliğini yürüten Somerset Dükü ve ardından Northumberland Dükü’nün iktidarı boyunca, İngiltere Katoliklikten kesin bir şekilde koparak radikal Protestanlığa yönelmiştir,,,. Başpiskopos Thomas Cranmer’ın hazırladığı İngilizce Ortak Dua Kitabı (Book of Common Prayer) zorunlu kılınmış, kiliselerdeki heykeller, ikonalar ve tasvirler parçalanmış veya badana ile örtülmüştür,,. Ancak ekonomik krizler, enflasyon ve toprakların kapatılmasına duyulan öfke 1549’da Kett İsyanı gibi büyük toplumsal patlamalara neden olmuştur,. Edward 1553’te veremden ölmeden önce, Katolik üvey ablası Mary’nin tahta geçmesini önlemek için Protestan kuzeni Lady Jane Grey’i veliaht yapmış; fakat Jane’in “Dokuz Günlük Kraliçeliği” Mary’nin ordusuyla Londra’ya yürümesiyle son bulmuş ve Jane idam edilmiştir,,.
Kanlı Mary (1553-1558) Annesi Aragonlu Catherine gibi koyu bir Katolik olan I. Mary, İngiltere’yi yeniden Roma’ya bağlamak için “Karşı-Reformasyon” başlatmıştır,,. Protestanlara karşı uyguladığı genel baskı politikası sonucunda Thomas Cranmer, Hugh Latimer ve Nicholas Ridley dâhil yaklaşık 300 Protestan’ı kazıkta yaktırarak idam ettirmesi, ona sonradan “Kanlı Mary” lakabını kazandırmıştır,,. İspanya Kralı II. Philip ile siyasi bir evlilik yapması, İngiliz halkı arasında büyük nefret uyandırmış ve İspanya’nın çıkarları için Fransa ile girilen savaşta İngiltere’nin kıtadaki son kalesi olan Calais 1558’de kaybedilmiştir,,. Mary aynı yıl hastalığından ve kederinden dolayı ölmüştür,.
- Elizabeth ve “İyi Kraliçe Bess” (1558-1603) Mary’nin ölümüyle İngiltere tarihinin en görkemli dönemlerinden birini başlatacak olan 25 yaşındaki I. Elizabeth tahta geçmiştir,,. Elizabeth, Üstünlük ve Tekdüzelik yasalarıyla (1559) Anglikan Kilisesi’ni yeniden kurmuş, Katolikler ve radikal Püritenler arasında ihtiyatlı, dengeli bir “orta yol” politikası (Anglikanizm) izleyerek ülkedeki dini iç savaş tehlikesini savuşturmuştur,,. Hiç evlenmediği için “Bakire Kraliçe” olarak anılan Elizabeth’in tahtı, Katolik İskoçya Kraliçesi Mary Stuart’ın (ve onu destekleyen Papalığın ile İspanya’nın) sürekli tehdidi altında kalmıştır,. Birçok suikast komplosuna karışan Mary Stuart, 1587’de Elizabeth’in onayıyla idam edilmiştir.
Bu olay ve Francis Drake gibi İngiliz korsanlarının İspanyol gemilerini yağmalaması, İspanya Kralı II. Philip’in devasa bir “Yenilmez Armada” filosuyla İngiltere’yi işgal etmeye kalkışmasına (1588) neden olmuştur,,. Ancak manevra kabiliyeti yüksek İngiliz kalyonları, kundakçı gemiler ve sonrasında patlayan şiddetli fırtınalar, İspanyol Armadası’nı darmadağın etmiştir,,. Bu görkemli zafer, İngiltere’nin denizlerdeki gücünü perçinlemiş ve ulusal bilinci, İngiliz vatanseverliğini zirveye taşımıştır,,.
Elizabeth’in 45 yıllık uzun ve istikrarlı saltanatı tam bir “Altın Çağ” idi. Shakespeare’in tiyatro oyunları (Globe Theatre), Edmund Spenser’in şiirleri gibi kültürel devrimlerin yaşandığı,; Londra’da Thomas Gresham tarafından Kraliyet Borsası’nın (Royal Exchange) kurulduğu; Amerika’dan tütün ve patatesin getirildiği, ve Doğu Hindistan Şirketi’nin temellerinin atılarak denizaşırı bir küresel imparatorluk tohumlarının serildiği bir dönem olmuştur,. Elizabeth 1603’te öldüğünde, İngiltere’yi Avrupa’nın en istikrarlı, sanatta ve denizcilikte zirve yapmış devleti olarak bırakmıştır,.
STUART HANEDANI, İÇ SAVAŞ VE KRALLIĞIN YIKILIŞI (1603 – 1649)
Kraliçe I. Elizabeth 1603’te varis bırakmadan öldüğünde, soy ağacında taca en yakın isim olan rakibi İskoçya Kraliçesi Mary Stuart’ın oğlu İskoçya Kralı VI. James, İngiltere tahtına çıkarak I. James (1603-1625) unvanını almış ve böylece İngiltere’de Stuart Hanedanlığı dönemi başlamıştır. İskoçya ve İngiltere aynı taht altında (kişisel birlik) birleşmiş olsa da, İngiliz Parlamentosu yasal ve anayasal bir birleşmeyi reddetmiştir.
- James ve “Tanrısal Krallık Hakkı” (1603-1625) I. James, Elizabeth’in kurduğu hassas dengeyi anlamaktan uzak, kralların yalnızca Tanrı tarafından atandığına ve sadece Tanrı’ya hesap vereceğine inanan mutlakiyetçi bir zihniyete sahipti. İngiliz Parlamentosu’nun sahip olduğu hakları, kralın elinde olan bir “lütuf” olarak görüyordu.
James, Katoliklere karşı uyguladığı baskılar neticesinde 1605 yılında İngiltere tarihinin en ünlü suikast girişimlerinden biriyle karşılaştı. Guy Fawkes ve beraberindeki bir grup Katolik fanatik, Parlamentoyu Kral I. James içerdeyken havaya uçurmayı planladıkları Barut Komplosu’nu (Gunpowder Plot) hazırladılar. Komplonun son anda önlenmesi, İngiltere’de Katoliklere yönelik baskıların çok daha sertleşmesine ve fanatik bir Protestan milliyetçiliğinin uyanmasına yol açtı. I. James dış politikada da İngiliz halkının benimsediği Protestan davası yerine İspanya ile barış yanlısı bir siyaset güdünce halkın ve parlamentonun tepkisini çekti. Kralın müsrifliği ve saraydaki favorisi olan Buckingham Dükü George Villiers’in pervasız yönetimi, taht ile parlamento arasındaki uçurumu daha da derinleştirdi.
- Charles ve Parlamentoyla Kopuş (1625-1640) I. James 1625’te öldüğünde yerine oğlu I. Charles (1625-1649) geçti. Charles, babasının kralların ilahi hakkına olan inancını miras almasının yanı sıra, inatçı, tavizsiz ve kibirli bir karaktere sahipti. Tahta çıkar çıkmaz Fransa Kralı’nın Katolik kızı Henrietta Maria ile evlenmesi, zaten Katoliklikten şüphelenen Püriten İngiliz halkı ve parlamentosu için büyük bir skandal oldu.
Savaş giderlerini karşılamak için parlamentodan para isteyen ancak reddedilen Charles, keyfi vergiler koymaya ve insanları yargısız hapsetmeye başladı. Buna karşılık olarak parlamento, 1628 yılında Magna Carta’nın anayasal ilkelerini teyit eden Haklar Bildirisi’ni (Petition of Right) yayınladı. Bu tarihi belge; parlamentonun onayı olmadan vergi toplanamayacağını ve yargısız tutuklama yapılamayacağını ilan ediyordu. Kral Charles bu bildiriye öfkelenerek parlamentoyu feshetti ve İngiltere tarihinde “On Bir Yıllık Tiranlık” (Kişisel Yönetim) olarak bilinen, parlamentonun hiç toplanmadığı bir dönemi (1629-1640) başlattı.
Charles bu dönemde hazineyi doldurmak için donanma masrafı bahanesiyle sadece sahil kentlerinden alınan “Gemi Parası” (Ship Money) vergisini tüm iç bölgelere de yayarak yasadışı yollarla para topladı. Aynı zamanda, Canterbury Başpiskoposu William Laud, Anglikan kilisesine Katolikliği andıran karmaşık ritüeller ve yüksek kilise (High Church) kuralları dayatmaya başladı. Laud’un bu kuralları İskoçya’ya da zorla benimsetmeye kalkışması bardağı taşıran son damla oldu ve İskoçlar Piskoposlar Savaşı adı verilen isyanı başlattılar.
Uzun Parlamento ve Kılıçların Çekilmesi (1640-1642) İskoç isyanını bastırmak için paraya ve bir orduya ihtiyacı olan I. Charles, 1640 yılında iflas etmiş bir halde çaresizce parlamentoyu yeniden toplantıya çağırmak zorunda kaldı. Tarihe “Uzun Parlamento” olarak geçen bu meclis, krala boyun eğmek yerine onun yetkilerini budamaya başladı. Pym ve Hampden gibi liderlerin önderliğinde parlamento; kralın başdanışmanı Strafford Kontu’nu vatana ihanetten idam ettirdi, Gemi Parası vergisini ve keyfi mahkemeleri (Star Chamber) kaldırdı ve parlamentonun en az üç yılda bir toplanmasını garanti eden Trienal Yasası’nı çıkardı.
Kasım 1641’de Parlamento, kralın tüm suiistimallerini listeleyen ve devletin kontrolünü meclise bağlamayı hedefleyen Büyük İtiraz’ı (Grand Remonstrance) yayınladı. Karısı Henrietta Maria’nın da kışkırtmasıyla öfkeden deliye dönen I. Charles, İngiltere tarihinde hiçbir monarkın yapmadığı bir şeyi yaparak; 4 Ocak 1642’de silahlı adamlarıyla Avam Kamarası’nı bastı ve beş muhalif milletvekilini bizzat tutuklamaya kalkıştı. Vekillerin kaçtığını gören kral büyük bir utançla meclisi terk etti ve kontrolü kaybettiği Londra’dan kaçarak Nottingham’da savaş sancağını açtı. Siyasi kriz artık yerini kılıçlara bırakmıştı.
Büyük İsyan (İngiliz İç Savaşı) (1642-1646) 1642 yazında patlak veren İç Savaş’ta İngiltere ikiye bölündü: Kralı destekleyen aristokratlar, Anglikanlar ve kuzey/batı kırsalı Kralcılar (Cavaliers – Süvariler) olarak adlandırılırken; parlamentoyu destekleyen Püritenler, tüccarlar, donanma ve sanayileşmiş güney/doğu bölgeleri Parlamentocular (Roundheads – Yuvarlak Kafalılar) olarak biliniyordu.
1642’deki Edgehill gibi ilk muharebeler kesin bir sonuç vermedi. Ancak 1644’te Parlamento güçlerinin İskoçlarla ittifak yapmasının ardından gerçekleşen Marston Moor Muharebesi, savaşın kaderini değiştirdi. Bu savaşta, yetenekli bir süvari komutanı ve koyu bir Püriten olan Oliver Cromwell tarih sahnesine çıktı. Cromwell’in “Ironsides” (Demirbaşlar) adlı disiplinli süvarileri kralcıları ezdi geçti.
Bu zaferin ardından Cromwell ve Sir Thomas Fairfax, sadece rütbeye veya soyluluğa değil, yeteneğe ve dini disipline dayalı profesyonel bir ordu olan “Yeni Model Ordu”yu (New Model Army) kurdular. Yeni Model Ordu, 14 Haziran 1645’teki nihai ve belirleyici Naseby Muharebesi’nde I. Charles’ın ana ordusunu darmadağın etti. Tüm mühimmatını ve hazinesini kaybeden kral İskoçlara sığındı, ancak İskoçlar onu bir süre sonra İngiliz Parlamentosu’na teslim ettiler.
Kralın İdamı ve Monarşinin Yıkılışı (1648-1649) Esaret altındayken bile entrikalardan vazgeçmeyen Charles, İskoçlarla gizlice anlaşarak 1648’de İkinci İç Savaş’ı başlattıysa da Cromwell bu isyanı acımasızca ve hızla bastırdı. Kralın sürekli ihaneti karşısında ordunun sabrı taşmıştı. Albay Pride komutasındaki askerler, parlamentoyu basarak krala ılımlı yaklaşan veya onunla anlaşmak isteyen tüm üyeleri meclisten zorla attı (Pride Temizliği). Geriye sadece ordunun güdümündeki radikal üyelerden oluşan “Rump” (Kalıntı) Parlamento kaldı.
Bu radikal meclis, İngiltere (ve dünya) tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir karara imza attı: Tanrı tarafından atandığına inanılan meşru bir monark olan I. Charles, vatana ihanet ve halk düşmanlığı suçlamasıyla Yüksek Adalet Divanı’nda yargılandı. Charles, “İngiltere’nin seçimli bir krallık olmadığını ve yasalara göre bir kralın hiçbir güce hesap veremeyeceğini” iddia ederek mahkemenin yetkisini reddetti. Ancak karar verilmişti.
30 Ocak 1649 sabahı Whitehall Sarayı’nın önünde kurulan idam sehpasında, geniş bir kalabalığın sessiz dehşeti altında cellat baltasını indirdi ve I. Charles’ın başı gövdesinden ayrıldı. Kesik başı havaya kaldırılarak “İşte bir hainin başı!” diye bağırıldı.
Kralın idamının ardından Parlamento, krallık makamının ve Lortlar Kamarası’nın “gereksiz, külfetli ve halkın güvenliği için tehlikeli” olduğu gerekçesiyle kaldırıldığını duyurdu. 927 yılında Athelstan ile başlayan “Engla rīce” (İngilizlerin Krallığı), yüzyıllar süren serüveninin ardından Oliver Cromwell’in askeri diktatörlüğüne evrilecek olan Cumhuriyet (Commonwealth) rejimine yerini bırakarak geçici olarak tarih sahnesinden silinmiş oldu.
İDARECİLER
SAKSON (WESSEX) HANEDANI (927 Sonrası)
- Athelstan (924 – 939):
- Ölüm: 939.
- Olay: Anglosaksonları ve Viking topraklarını birleştirerek 927’den itibaren tüm İngiltere’nin ilk kralı olması ve 937’de İskoç-Galli-Viking koalisyonuna karşı Brunanburh Savaşı’nı (kılıçla kazanılmış en büyük muharebe) kazanması,,.
- I. Edmund (Adil/Cesur) (939 – 946):
- Ölüm: 946,.
- Olay: İrlanda Kralı Dublinli I. Olaf’ın ele geçirdiği İngiltere’nin orta bölgelerini geri alması.
- Eadred / Edred (Güçsüz Ayak) (946 – 955):
- Ölüm: 955,.
- Olay: Sürekli hastalıklarla boğuşmasına rağmen krallığı bir arada tutmayı başarması.
- Edwig / Edwy (Hep Doğru) (955 – 959):
- Ölüm: 959 (19 yaşında),.
- Olay: Zayıf bir yönetim sergilemesi, kilise mülklerine el koyması ve bunun sonucunda soyluların isyan ederek ülkeyi kardeşi Edgar ile bölmesi.
- Edgar (959 – 975):
- Ölüm: 975,.
- Olay: Kiliseyi müttefik yapması ve 973’te Canterbury Başpiskoposunun himayesinde törenle “İngiltere Kralı” olarak resmen taç giyen ilk yönetici olması, barışı tesis etmesi,.
- Şehit Edward (Fatih) (975 – 978):
- Ölüm: 978 (öldürüldü),.
- Olay: Taht kavgasıyla geçen kısa saltanatının ardından kardeşi Ethelred’in destekçileri tarafından öldürülmesi.
- II. Ethelred (Tedariksiz) (978 – 1016):
- Ölüm: 1016,.
- Olay: Danimarkalı Vikinglere saldırıları durdurmak için 10.000 poundluk “Danegeld” haracı ödemesi, 1002 St. Brice Günü katliamı ve artan işgaller nedeniyle tahtı bırakıp kaçmak zorunda kalması,,.
- II. Edmund (Cesur / Ironside) (1016):
- Ölüm: 1016,.
- Olay: Viking ordularına direnmesi (“Demir Kaburga”) ve Danimarkalı Knut (Cnut) ile ülkeyi bölüşmek üzere antlaşma yaptıktan hemen sonra aniden ölmesi,.
DANİMARKA (VİKİNG) VE WESSEX (RESTORASYON) DÖNEMİ
- Cnut / Knut (Danimarkalı) (1016 – 1035):
- Ölüm: 1035,.
- Olay: İngiltere’yi Danimarka ve Norveç’i de kapsayan büyük bir Kuzey İmparatorluğu’nun parçası yapması,.
- I. Harold (Tavşan Ayak) (1035 – 1040):
- Ölüm: 1040,.
- Olay: Naip iken İngiltere kralı ilan edilmesi ve Oxford’da aniden hastalanıp ölmesi.
- Harthacnut (1040 – 1042):
- Ölüm: 1042 (bir düğünde yemek yerken),.
- Olay: Ağır vergileriyle halkın büyük nefretini kazanması.
- Edward (Günah Çıkartan / İtirafçı) (1042 – 1066):
- Ölüm: 5 Ocak 1066 (60 yaşını geçmiş olarak),.
- Olay: Uzun sürgününden Fransız (Norman) saraylılarla dönerek ilk Norman etkisini getirmesi ve çocuksuz ölümüyle devasa bir taht krizine yol açması,,.
- II. Harold (Godwinson) (1066):
- Ölüm: 14 Ekim 1066,.
- Olay: Seçilerek tahta çıkması, ancak aynı yıl 14 Ekim’de Hastings Muharebesi’nde Norman lideri William’a karşı savaşırken gözünden vurulup vahşice parçalanarak ölmesi,.
NORMAN HANEDANLIĞI
- I. William (Fatih William) (1066 – 1087):
- Ölüm: 1087 (Mantes kuşatmasında atından düşerek karnı parçalanıp öldü),.
- Olay: Hastings zaferiyle İngiltere’yi fethetmesi, feodal sistemi kurması ve ünlü “Domesday Book” (Kıyamet Günü Kitabı) kayıtlarını (1085-1086) yaptırması,.
- II. William (Rufus) (1087 – 1100):
- Ölüm: 1100 (Ormanda av kazası/şüpheli ölüm),.
- Olay: Westminster Sarayı’nın inşası ve lüks/müsrif yönetimi yüzünden kilise ve soylularla çatışması.
- I. Henry (1100 – 1135):
- Ölüm: 1135 (Gıda zehirlenmesinden),.
- Olay: Kraliyet yetkilerini kısıtladığı “Özgürlükler Sözleşmesi’ni” ilanı ve ağabeyini Tinchebray Savaşı’nda (1106) yenip Normandiya’yı alarak yeniden İngiltere ile birleştirmesi.
- Stephen (Bloisli) ve Matilda (1135 – 1154):
- Ölüm: Stephen 1154’te öldü,.
- Olay: Otorite boşluğundan kaynaklanan 15 yıl süren ve “Anarşi” olarak adlandırılan, binlerce kişinin açlık ve iç savaşta öldüğü yıkıcı taht kavgası dönemi.
PLANTAGENET HANEDANLIĞI
- II. Henry (1154 – 1189):
- Ölüm: 1189,.
- Olay: “Ortak Hukuk” (Common Law) kavramının ve jürili mahkemelerin geliştirilmesi, ayrıca en yakın dostu Thomas Becket ile çatışması ve onun 1170’te katedralde katledilmesine yol açması,.
- I. Richard (Aslanyürekli) (1189 – 1199):
- Ölüm: 1199.
- Olay: Saltanatının sadece birkaç ayını İngiltere’de geçirmesi; Üçüncü Haçlı Seferi’ne katılarak Selahaddin Eyyubi ile savaşması ve İngiliz halkını savaş fidyeleriyle ağır vergilendirmesi.
- John (Yurtsuz) (1199 – 1216):
- Ölüm: 18 Ekim 1216 (49 yaşında hastalanarak),.
- Olay: Otoritesini yitirerek baronların baskısıyla kralın yetkilerini yasayla kısıtlayan ilk büyük sözleşme olan Magna Carta’yı (1215) imzalamak zorunda kalması,.
- III. Henry (1216 – 1272):
- Doğum/Ölüm: 1207 doğumlu (9 yaşında kral oldu) – 1272,,.
- Olay: Baronlar ve Simon de Montfort önderliğinde çıkan isyanla (II. Baronlar Savaşı) mücadele etmesi ve “Parlamento” kurumunun doğuşuna giden sürecin yaşanması,.
- I. Edward (1272 – 1307):
- Ölüm: 1307 (68 yaşında),,.
- Olay: Galler’in fethiyle İngiltere’ye bağlanması (1284 Rhuddlan Nizamnamesi) ile İskoç Bağımsızlık Savaşı (William Wallace) süreçleri; parlamentoyu kalıcılaştırması,.
- II. Edward (1307 – 1327):
- Ölüm: 1327 Eylül’ünde aniden/şaibeli olarak (vahşice öldürüldü),.
- Olay: Bannockburn mağlubiyetiyle (1314) İskoçlara karşı hezimet yaşaması ve karısı Kraliçe Isabella ile Mortimer tarafından zorla tahttan indirilmesi,,.
- III. Edward (1327 – 1377):
- Ölüm: 1377,.
- Olay: Fransa tahtında hak iddia edip 1337’de Yüzyıl Savaşları’nı başlatması (Crécy ve Poitiers zaferleri) ve ülkeyi kasıp kavuran 1348 Büyük Veba (Kara Ölüm) salgını,.
- II. Richard (1377 – 1399):
- Ölüm: 1401 (Hapiste şaibeli şekilde),.
- Olay: 1381 Wat Tyler (Büyük Köylü) İsyanı’nı kanlı şekilde bastırması; kuzeni Lancasterlı Henry tarafından zorla tahttan indirilmesi,,.
LANCASTER HANEDANLIĞI
- IV. Henry (1399 – 1413):
- Ölüm: 1413,.
- Olay: Tahtı gasp etmesi üzerine hep meşruiyet sorunu yaşaması, Gallerli Owain Glyndwr isyanıyla yıllarca uğraşmak zorunda kalması,.
- V. Henry (1413 – 1422):
- Ölüm: 31 Ağustos 1422 (Dizanteriden),.
- Olay: Yüzyıl Savaşları’nı alevlendirip Agincourt Savaşı’nda (1415) destansı bir zafer kazanması ve Troyes Antlaşması ile Fransa veliahdı ilan edilmesi,.
- VI. Henry (1422 – 1461 ve 1470 – 1471):
- Ölüm: 1471 (Londra Kulesi’nde öldürüldü),,.
- Olay: Hem zayıflığı/hastalığı sebebiyle Yüzyıl Savaşları’nın Fransa lehine kaybedilmesi (1453) hem de İngiltere’yi kan gölüne çeviren Güller Savaşı’nın başlaması,.
YORK HANEDANLIĞI
- IV. Edward (1461 – 1470 ve 1471 – 1483):
- Ölüm: 1483 (Felç/ani hastalık),.
- Olay: Güller Savaşı sırasındaki başarılı manevraları ve güçlü müttefiki “Kral Yapıcı” Warwick Kontu’nu devirerek tahtı kalıcı olarak Lancasterlardan alması,.
- V. Edward (1483):
- Ölüm: 1483 (Kule’de amcası tarafından kaybettirilip muhtemelen öldürüldü),.
- Olay: Tarihe “Kuledeki Prensler” olarak geçen acı olay; tahtta sadece ismen kalmış ve amcası III. Richard tarafından hapsedilip ortadan kaldırılmıştır,.
- III. Richard (1483 – 1485):
- Ölüm: 1485 (Bosworth Muharebesi’nde savaş alanında mızrakla öldürüldü),.
- Olay: Kendi yeğenlerinin gaspıyla/ölümüyle tartışmalı şekilde tahta çıkması, 1485 Bosworth Muharebesi’ndeki mağlubiyeti ile İngiltere’de Orta Çağ’ın ve Plantagenet devrinin son bulması.
TUDOR HANEDANLIĞI
- VII. Henry (1485 – 1509):
- Ölüm: 1509,.
- Olay: Yorklu Elizabeth ile evlenerek Güller Savaşları’nı bitirmesi (Tudor Gülü), feodal aristokrasiyi ezerek burjuvaziyi güçlendirmesi ve mutlakiyetçi modern devletin temellerini atması,.
- VIII. Henry (1509 – 1547):
- Ölüm: 1547 (56 yaşında hastalıktan),.
- Olay: Eşi Catherine’den boşanabilmek için Roma Papalığı ile yollarını ayırıp İngiltere Kilisesi’ni kurması (1534 Üstünlük Yasası), altı ünlü evliliği ve manastır mülklerine el koyması,,.
- VI. Edward (1547 – 1553):
- Ölüm: 1553 (Veremden),.
- Olay: İngiltere’nin kesin ve radikal bir şekilde Protestanlığa yönelmesi, Ortak Dua Kitabı’nın zorunlu kılınması ve Robert Kett İsyanı (1549),.
- I. Mary (Kanlı Mary) (1553 – 1558):
- Ölüm: Kasım 1558,.
- Olay: İlk kadın hükümdar sıfatıyla ülkeyi Karşı-Reform ile Katolikliğe geri döndürme çabası, yüzlerce Protestan’ı yaktırması ve Calais limanının tamamen Fransa’ya kaptırılması,.
- I. Elizabeth (İyi Kraliçe Bess) (1558 – 1603):
- Ölüm: 1603,.
- Olay: Kırk beş yıl süren İngiltere’nin kültürel ve askeri “Altın Çağı”; Kilisede Protestan “Orta yol” (Anglikanizm) kurulması ve meşhur 1588 İspanyol Yenilmez Armadası’nın yok edilmesi,,,.
STUART HANEDANLIĞI (İç Savaş’a Giden Süreç)
- I. James (İskoçya’da VI. James) (1603 – 1625):
- Ölüm: Mart 1625 (Sıtmadan),.
- Olay: İngiltere ve İskoçya krallıklarının aynı taç altında birleşmesi; Katolikler tarafından düzenlenen ve parlamentoyu patlatmayı hedefleyen “Barut Komplosu” (1605),,.
- I. Charles (1625 – 1649):
- Doğum/Ölüm: D. 1600 – Ö. 30 Ocak 1649,,.
- Olay: Mutlakiyetçi “Kralın Tanrısal Hakkı”na olan inancıyla parlamentoyla kanlı bir kopuş yaşaması; yıkıcı İngiliz İç Savaşı’na sebep olması ve İngiltere tarihinde eşi görülmemiş şekilde kendi halkı tarafından yargılanıp kafası kesilerek idam edilmesi. Krallığın 1649’da Cromwell tarafından yıkılıp Cumhuriyete (Commonwealth) geçilmesi.



