Önsöz

Hristiyan inancının baş düşmanı olan o zalim despotun çok kısa yıllar içinde ne kadar çok Hristiyan krallığını, ülkesini ve halkını korkunç ve acımasız bir zorbalıkla kendi egemenliği altına aldığı herkesin malumudur ve gözler önündedir. Onun sürekli olarak tüm Hristiyan âlemini ve özellikle Alman ulusunu fethetme peşinde koştuğu, bu son yıllarda soylu Rodos adası ve şehrinin, ardından Belgrad'ın 1 ve tüm Macaristan topraklarının fethinden ve Viyana şehrinin kuşatılmasından açıkça anlaşılmaktadır. Bu öfkeli zalimin korkunç zulmünün daha fazla gözler önüne serilmesine pek de gerek yoktur. Ancak, insani zayıflıklarımızdan veya belki de ilahi bir ceza olarak, kendi felaketlerimize ve mevcut tehlikemize bu kadar az aldırış ettiğimizden; felaket kapımıza dayanana kadar ilahi gazabın farkına varamadığımız için herkesin aklını başına toplaması ve Türklerin bu tarif edilemez tiranlığını kalbine kazıması adına bu seyahatname kaleme alınıp basılmıştır.

Bu eserin içinde, her dindar Hristiyan'ı, tutsak edilmiş Hristiyan kardeşlerine karşı derin bir şefkat ve merhamete, aynı zamanda kendini korumaya teşvik edecek çok faydalı bilgiler bulunmaktadır. Hristiyan inancının korunması, eşlerinin, çocuklarının, canlarının, mallarının ve mülklerinin müdafaası için herkesin elinden gelen yardımı yapmaya istekli olması hedeflenmiştir. Bu nedenle okuyucudan, barış ve birliğimizi sağlaması, ilahi sözünün gerçek idrakini bize bahşetmesi ve lütfunu göndermesi için her şeye gücü yeten, merhametli ve ebedi Tanrı'ya dua etmesi rica olunur. Böylece hep birlikte, Hristiyanlığın bu düşmanına karşı koyabiliriz.