13 Kasım Pazartesi

Efendiler altın sırmalı cübbeleriyle ve biz de Padişah'ın bize hediye ettiği kıyafetlerle, Türklerin eski âdetine göre sabah saat sekiz sularında Padişah'a doğru at sürdük. Tıpkı sekiz gün önce olduğu gibi içeri girdik; tek fark, fillerin yanında "Suruoya" 1 adı verilen çok güzel, uzun, dört ayaklı bir hayvanın duruyor olmasıydı. Ve efendiler o dört Paşa'nın bulunduğu önceki odaya 2 girdiler. Biz ise avlunun başka bir tarafında, çatının altında sol tarafta oturduk. Kısa bir süre sonra efendilerin odasına tam 72 kap yemek taşındı. Ancak efendilerin önüne sadece 20 kadarı konuldu. Bizim önümüze ise 35 kap yemek kondu. Hep yedişer, ikişer veya üçer kişi bölüşerek çok neşeli ama edepli bir şekilde yedik. Ancak bize sadece bir kez iyi, lezzetli ve tatlı kaynatılmış bir içecek 3 sunuldu.

…Dördüncü olarak Padişah'ın üç hazinedarı…

Yemekten sonra dört Paşa efendileri tekrar Padişah'ın odasına 4 götürdüler. Orada Padişah'ın elini öptüler ve yarım saat kadar yanında kaldıktan sonra dışarı çıktılar.

Not: İbrahim, Kasım ve Ayas Paşalar gümüş bir masada yemek yediler. Alt masada iki başrahip 5, üçüncü masada Padişah'ın baş şansölyesi 6 oturdu.

Geri dönüp atlara bindiler ve beyaz sarıklı, altın sırmalı başlıkları olan binlerce ve hatta daha fazla atlı ve yaya Türk bizi son derece saygın bir şekilde konağımıza kadar geçirdi.

…Dördüncü olarak Padişah'ın üç hazinedarı…

Yemekten sonra dört Paşa, efendileri tekrar Padişah'ın odasına 7 götürdüler. Orada Padişah'ın elini öptüler ve yarım saat kadar yanında kaldıktan sonra dışarı çıktılar.

Not: İbrahim 8, Kasım 9, Ayas Paşa 10 ve iki efendimiz gümüş bir masada yemek yediler. Alt masada iki Başrahip 11, üçüncü masada ise Padişah'ın Baş Şansölyesi 12 oturdu.

Geri dönüp atlara bindiler. Beyaz sarıkları 13 ve altın sırmalı başlıkları olan binlerce ve hatta daha fazla Türk atlısı ve yayası bizi son derece saygın bir şekilde konağımıza kadar geçirdi. Ayrıca o gün saray avlusunda çok daha fazla Türk vardı, tahminimize göre dört bin civarında her türden Türk bulunuyordu.